Asayiş
“Dünya’nın En Çok Üretilen Ve Tüketilen Eti: Kanatlı Eti”
Küresel kanatlı eti sektörü bugün 10. Dünya Kanatlı Günü’nü kutluyor ve zorlu zamanlarda milyarlarca tüketiciye güvenli, kaliteli ve besleyici gıda sağlamanın gururunu yaşıyor.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) “Tarımsal Görünüm 2021” raporu kapsamında Dünya’da 2021 yılında 135 milyon ton üretim yaparak birinci sırada yer alan kanatlı eti sektörü yüz binlerce sektör çalışanı ile Dünya Kanatlı Günü’nün 10’ncusunu gururla kutluyor. Kanatlı eti, dünya et üretiminde %40 civarındaki payı ile en çok üretilen ve tüketilen değerli bir besin kaynağı olma özelliğini koruyor. “Tarım Ürünleri Raporu” 2021-2030 dönemi projeksiyonuna göre 2030 yılında son 10 yıllık kanatlı eti üretimindeki artışın yüzde 14 olacağı tahmin ediliyor ve gelecek yıllarda da bu verilerin artarak devam edeceği görülüyor.
2005 yılında oluşturulan Uluslararası Kanatlı Eti Konseyi (IPC) kurucu üyelerinden olan ve Türkiye kanatlı eti sektörünü konseyde başarı ile temsil eden Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı Naci Kaplan ise Dünya Kanatlı Günü ile ilgili şu açıklamaları yaptı:
“Dünya’nın iki yıldır geçirdiği zor süreçlerine rağmen uluslararası alanda kanatlı eti sektörü, üstendiği sosyal ve ekonomik rolü farkında olarak tüm çalışanları ve paydaşları ile büyük özveri içinde çalışıyor. Kanatlı eti dünyada en çok üretilen ve tüketilen et çeşidi olmakla beraber yeni dünya düzeninin en önemli konularının başında gelen sürdürülebilir üretimin de uygulayıcılarından biri. Önümüzdeki süreçte ise sektör, küresel gıda sistemindeki değişiklikler karşısında dünyayı bulduğundan daha iyi durumda bırakmak için sürdürülebilir ve çevre dostu uygulamaları geliştirmeye ve ilerletmeye devam edecek.”
BESD-BİR Başkanı Naci Kaplan Türkiye kanatlı eti üretimi ile ilgili de şu bilgileri vermiştir: “Beyaz et üretiminde dünyada 10’uncu sırada olan Türkiye’de, 2021 yılında bir önceki seneye göre % 5 civarında artış ile 2,3 milyon ton beyaz üretimi gerçekleşti. Kişi başı tüketim miktarı ise 21 kg’dır ve Dernek olarak amacımız tüketim artırıcı çalışmalar yaparak bu rakamı artırmaktır.
Tüm yaşanan sorunlara rağmen sektörümüz üretimini en iyi şekilde sürdürmekte, Türkiye’nin batısından doğusuna kadar her yere günlük olarak tavuk ve hindi etini en sağlıklı şekilde ulaştırmaktadır. Son 30 yılda teknolojik alt yapısına yatırım yaparak dünya standartlarına ulaşmış, dolaylı olarak 3,5 milyon kişiye istihdam sağlayan sektörümüz kendini çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim uygulamalarına adamıştır.
Derneğimiz çatısı altında; ulusal ve uluslararası kalite standartlarını üst düzeyde karşılayarak sağlıklı ve kaliteli üretim yapan sektörümüzün tüm çalışanları, kanatlı yetiştiricileri ve diğer tüm paydaşlarımızla kanatlı eti üretmekten büyük gurur duyuyoruz.”
Asayiş
Kahramanmaraş’ta Narkotik Ve Kaçakçılığa Darbe
Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü ekipleri, narkotik suçlar ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla önemli miktarda uyuşturucu madde ve kaçak ürün ele geçirdi.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 30-31 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenen iki ayrı operasyonda; 464 adet sentetik ecza hap, 53,45 gram metamfetamin maddesi ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 14 bin 195 TL para ele geçirildi.
Öte yandan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince 25 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen çalışmada ise 640 paket farklı markalarda gümrük kaçağı sigara ile 10 bin 600 dal içi kıyılmış tütünle doldurulmuş makaron sigara ele geçirildi.
Gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınarak adli mercilere sevk edilen 2 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında ise 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında adli işlem başlatıldı.
Asayiş
Kahramanmaraş Eğitim-Bir-Sen’den Eğitimciye Şiddete Sert Tepki
Kahramanmaraş Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Mehmet Çetin, İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin bir basın açıklaması yayımladı. Çetin, eğitim camiasının derin bir acı yaşadığını belirterek, eğitimcilere yönelik şiddetin artık münferit olmaktan çıktığını ve toplumsal bir sorun haline geldiğini vurguladı.

Çetin açıklamasında, “Bugün burada kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir anı yaşıyoruz. Bir öğretmenin; iyi bir insan, milletine faydalı bir vatandaş olması için ter döktüğü öğrencisi tarafından katledilmesi, yaşadığımız acıyı tarif edilemez boyuta taşımıştır” ifadelerini kullandı. Menfur saldırı sonucu İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenin hayatını kaybettiğini, bir diğer öğretmen ile bir öğrencinin yaralandığını belirten Çetin, yaralıların hastanedeki tedavilerinin sürdüğünü kaydetti. Vefat eden öğretmene Allah’tan rahmet; ailesine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı; yaralı öğretmen ve öğrenciye ise acil şifalar diledi.
“EĞİTİMCİYE YÖNELEN ŞİDDET, BİR TOPLUMSAL ÇÜRÜME BELİRTİSİDİR”
Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirten Çetin, öğretmenlere yönelen saldırıların eğitim-öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak boyuta ulaştığını ifade etti. “Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi; kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir.” dedi. Yaşanan olayın ne ilk ne de son olmasından endişe duyduklarını dile getiren Çetin, eğitimciye yönelik şiddetin vaka-i âdiyeden sayılmaya başlandığını, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği bir dönemin yaşandığını belirtti. Eğitimciye şiddetin artık bir iş güvenliği ve iç güvenlik sorunu haline dönüştüğünü ifade etti. Eğitimcilere yönelik saldırıların geleceği kararttığını ve eğitim camiasını tedirgin ettiğini kaydeden Çetin, özellikle failin öğrenci olduğu durumların sorunun sıradan bir şiddet vakası olmadığını, toplumsal bir sorunla karşı karşıya olunduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
AİLE İÇİ DÜZENSİZLİK ÇEVREYE SUÇ OLARAK YANSIYOR
Çocuk suçluluğunun arka planında aile yapısının ve sosyal çevrenin bulunduğuna dikkat çeken Çetin, çocuğun ruhsal, psikolojik ve ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının suça zemin hazırladığını belirtti. Aile içindeki düzensizlik, ilgisizlik ve değersizliğin topluma, okula ve çevreye suç olarak yansıyabileceğini ifade etti. Şiddete dayanan cehaletin ortadan kaldırılması için yalnızca çocuk ve genç eğitimine değil, yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Çetin, suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de sorumluluğunun gözetilmesi gerektiğini dile getirdi. Yaşanan acıların geçmişteki ihmal ve umursamazlığın sonucu olduğunu belirten Çetin, soruna karşı duyarsız kalınmasının şiddetin artmasına zemin hazırladığını ifade etti. Çözüm önerilerinin dikkate alınmamasını eleştiren Çetin, “Umursamazlık ve duyarsızlık, şiddetin ateşine benzin dökmekten başka bir anlama gelmemektedir.” dedi.
GÜVENLİ ÇALIŞMA ŞARTLARI SAĞLANMALI
Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğüne dikkat çeken Çetin, uluslararası hukuk ve anayasa çerçevesinde devletin kasıtlı ve hukuksuz şekilde ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önlemekle yükümlü olduğunu hatırlattı. Caydırıcı yasal zeminin ve idari koşulların oluşturulmasının, ihlalleri önleyici ve cezalandırıcı bir infaz mekanizmasının geliştirilmesinin hukuk devleti olmanın gereği olduğunu vurguladı. Okul güvenliğinin tesis edilmesi ve eğitim hizmetinin güvenli ortamda yürütülmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti. Eğitimcilerin her türlü şiddet ve saldırı karşısında savunmasız bırakılmaması gerektiğini belirten Çetin, yaptıkları işin onuruna ve ağırlığına uygun güvenli çalışma şartlarının sağlanmasını talep etti. Açıklamada ayrıca, Fatma Nur öğretmenin ebediyete uğurlandığı belirtilerek, okullarda şiddeti protesto etmek amacıyla İstanbul’daki tüm eğitim kurumlarında 1 günlük iş bırakma kararı alındığı duyuruldu. Bu kararın hem bir tepki hem de bir çağrı olduğu ifade edildi.
Çetin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu çağrı öğretmenin itibarını koruma çağrısıdır.
Bu çağrı güvenli okul talebidir.
Bu çağrı şiddetsiz bir gelecek iradesidir.
Fatma Nur öğretmenimizin aziz hatırası önünde söz veriyoruz:
Okullarımızı şiddetin konusu olmaktan çıkarana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanana kadar sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”
Asayiş
Kahramanmaraş’ta Sahte Belge Ve Makaron Ele Geçirildi
Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü, 23 Şubat–2 Mart 2026 tarihleri arasında kaçakçılık ve organize suçlara yönelik yürüttüğü operasyonların sonuçlarını açıkladı.

Bir haftalık çalışmalarda 9 kişi hakkında adli işlem yapılırken, denetimlerde 2 sahte belge, 447 çeşitli emtia ve 2 bin 800 paket dolu makaron ele geçirildi. El konulan ürünler muhafaza altına alınarak incelemeye alındı.
Emniyet yetkilileri, kentte ekonomik düzeni ve kamu güvenliğini tehdit eden kaçakçılık faaliyetlerine karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.



































