Eğitim
Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri
SANKO Üniversitesi akademisyenleri, “Üniversite Yolunda Sınav Stratejileri” konulu panel kapsamında Şehitkâmil Kültür ve Kongre Merkezi’nde 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencilerini bilgilendirdi.
Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı, yaptığı açılış konuşmasında, “Seçeceğiniz meslek, hayatınızın bundan sonrasını nasıl yaşayacağınızı da belirleyecek” dedi.
Üniversitelerin mesleki yetkinlik yanında, insanların hayatlarının en güzel günlerini geçirecekleri, kişiliklerinin oturacağı, kişisel yeteneklerini keşfedeceği eğitim kurumları olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı, şunları söyledi:
“Seçeceğiniz meslek, hayatınızın bundan sonrasını nasıl yaşayacağınızı da belirleyecek. Bu nedenle meslek seçiminde yakın çevrenizin ve özellikle ailelerinizin yönlendirmelerini göz önünde bulundurun ancak severek yapabileceğiniz meslekleri tercih etmeye çalışın.
Meslek tercihi yanında bu konuda eğitim veren üniversitenin hocalarını, akademik, sosyal ve kültürel imkanlarını, bulunduğu şehri ve şehrin imkanları da göz önünde bulundurmalısınız.
Sizleri mutlu edecek, ailelerinizi gururlandıracak sonuçlar almanız dileğiyle, sınavda hepinize başarılar diliyor, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı şimdiden kutluyorum. “
SINAV KAYGISI VE YÖNETİMİ
Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Halil İbrahim Öztürk ise kaygının (anksiyete) evrensel ve temel duygulardan biri ve diğer duygular gibi işlevsel olduğunu kaydetti.
Kişinin gelecekte yaşanması olası aksilik ya da olumsuzluklara karşı hazırlıklı olmasının tedbir almasını sağladığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İşlevsel, yararlı kaygıya örnek olarak araçlara sigorta yaptırmayı, bankada birikim yapmayı, check-up yaptırmayı ya da havalimanına birkaç saat önce gitmeyi verebiliriz. Kaygı çok güçlüyse, uzun süre devam ediyorsa, bir tehlike yokken birdenbire ortaya çıkıyorsa, kişiyi aşırı derecede rahatsız ediyor ya da günlük hayattaki işlevlerini yerine getirmesini engelliyorsa bir bozukluk olarak ele alınmalıdır.
Sınav kaygısı özelinde konuyu irdelersek ılımlı düzeydeki sınav kaygısı motivasyonu artırarak akademik başarıyı olumlu yönde etkilerken, yüksek düzeydeki kaygı performans üzerine olumsuz etki yapmaktadır. Sınav kaygısını sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygı olarak tanımlayabiliriz.”
Öğrencilerin akademik başarısını düşüren, potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koymalarını engelleyen, kiminin eğitimine ara vermesine neden olan, yaşamsal ve mesleki kararlarını olumsuz etkileyerek ciddi bir sorun haline gelebilen sınav kaygısının altında yatan nedenlere odaklanan çalışmalara işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Öztürk, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Öğrencilerin geçmiş deneyim ve inançları, hatalı aile tutumları, ders yükü ile ilgili algıları ve zaman yönetme becerilerindeki sorunları öne çıkmaktadır. Sınav öncesinde, sınav sırasında ya da sınav sonrasında kendini fiziksel, duygusal, davranışsal ve bilişsel belirtilerle gösteren sınav kaygısının tedavisinde aile ve eğitimcilerle iş birliği, bireysel psikoterapi ve gerekiyorsa ilaç tedavileri ön plana çıkmaktadır.”
- ÖĞR. ÜYESİ SİBEL POLAT OLCA
Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Psikiyatri Hemşireliği Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sibel Polat Olca da konuşmasında sınav kaygısı yönetimi üzerinde durdu.
Dr. Öğr. Üyesi Olca, sınav kaygısını kontrol edebilmek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:
“•Sınava düzenli olarak yeterince çalışma konusunda kendinizi motive edin.
- Sınav öncesinde sizi mutlu edecek sevdiğiniz yararlı besinler tüketin.
- Sınav konusunda olumsuz düşünceleriniz yoğunsa spor yapın.
- Uykunuz düzenli olsun, günlük 7-8 saat uyuma konusunda kendinizi programlayın.
- Sevilen kişilerle boş zamanlarda iletişimde olun ve onlarla zaman geçirin.
- Motivasyon sağlayıcı hobileriniz varsa bunları yapın.”
Sınav günü yapılması gerekenleri anımsatan Dr. Öğr. Üyesi Olca, “Son ana kadar ders çalışmayın, sınavdan önce gevşeme yöntemlerini uygulayın. Sınav yerini bir gün önceden görün. Sınav günü yanınıza alacağınız eşyaları bir gün önceden hazırlayın. Sınav günü en rahat kıyafetleri tercih edin. Dar ve hava almayan kıyafetleri yerine pamuklu terletmeyen ve bol giysiler giyin. Sınava günü erkenden yola çıkın, kendinize inanın ve güvenin” ifadelerine yer verdi.
Dr. Öğr. Üyesi Olca, sınav süresince kaygı ile başa çıkmak için, zihinsel ve bedensel uygulamaların önemli olduğunu sözlerine ekledi.
AKADEMİK BAŞARI VE BESLENME
Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Efsun Karabudak, “Akademik Başarı ve Beslenme” konulu bir sunum yaptı.
Prof. Dr. Karabudak, “Üniversite sınavına sayılı günler kaldı. Hazırlıklar tüm hızıyla devam ederken artan sınav stresi adayların yeme davranışlarında ve uyku düzeninde değişiklere yol açabiliyor” uyarısında bulundu.
Heyecan içindeki ailelerin çocuklarının sınav başarısını artırmak için neler yiyip içmeleri gerektiğini araştırdığına vurgu yapan Prof. Dr. Karabudak, sınavın yaklaştığı bugünlerde, adayların beslenmelerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği, sınav sabahı ve sınav sırasında hangi besinleri tüketebileceği ve hangi besinlerden kaçınılması gerektiği ile ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dengeli bir diyet ve sağlıklı bir yaşam tarzı sınava odaklanmanıza ve hastalıklardan kaçınmanıza yardımcı olabilir. Tek bir besin, besin ögeleri açısından eksiksiz değildir, bu nedenle tabağımızda besin çeşitliliğine ihtiyacımız vardır. Öğün atlamamaya çalışın, yoksa kan şekeri seviyenizde dalgalanmaların olması performansınızı olumsuz etkileyebilir.
Bitkisel ve tohum yağlarında bulunan çok fazla omega-6 ve yağ açısından zengin balıklarda ve deniz ürünlerinde bulunan (beyin gücü için önemli olan) çok az omega-3 yiyoruz. Omega-6 tüketiminizi sınırlandırmanız önemlidir. Bu, biraz margarin gibi bu yağlardan yapılan ürünlerin yanı sıra, yağların kendilerinin de sınırlandırılması anlamına gelir.
Beyin en fazla su içeren organlarımızdan biri olduğundan susama duygusu gelişmeden sıvı alınmalıdır. Tercih edilmesi gereken sıvı ise sudur. Diğer içecekler basit şekerler, kafein ve diğer uyaranlar açısından dikkatli değerlendirilmelidir. Mutluluk hormonu olan serotonin sentezi için fazla miktarda karbonhidrat içeren besinlerin tüketiminin obeziteye neden olacağı ve ileri yaşlardaki metabolik hastalıklara temel hazırlayacağı unutulmamalıdır.”
UYKU ÇOK ÖNEMLİ
Yeterince uyumamanın hafızayı olumsuz etkileyebileceğini ve yanıtları yavaşlatabileceğini anımsatan Prof. Dr. Karabudak, şu paylaşımı yaptı:
“Uzmanlar, kısa süreli anıları uzun süreli anılara dönüştürmekten sorumlu olan bellek nöronlarının biz uykudayken en etkili şekilde çalıştığına inanıyor. Yatma vaktine çok yakın ağır bir yemek tüketmek uykunuzu etkileyebilir, bu nedenle son yemeğinizi yatmadan en az üç saat önce yemeye çalışın. Yatmadan hemen önce bir enerji içeriği düşük, besleyici içeriği yüksek besinleri tercih edebilirsiniz.
Yatmadan en az dört saat önce çay, kahve, kola ve çikolata gibi kafein içeren yiyecek ve içeceklerden kaçının. Kafeine karşı çok hassas olan bazı kişiler, 12 saat sonra bile etkileri hissedebilirler. Yatmadan önce ılık bir bardak süt daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir.”
GELECEK SENİN! NEFES AL, HAREKET ET, HEDEFE ODAKLAN
Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun ise “Gelecek Senin! Nefes Al, Hareket Et, Hedefe Odaklan” konulu sunum gerçekleştirdi.
“Sevgili öğrenci arkadaşlarım, ülkemizi ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Pandemisi, tüm insanlığı olumsuz yönde etkilemiş, bunun sonucunda hareketi ve aktiviteyi unutan kişilerden oluşan mutsuz toplumlar yaratmıştır” diyen Prof. Dr. Ergun, şöyle devam etti:
“Hem siz gençlerimiz hem de belli bir yaş grubumuz için eğitimden ve sosyal hayattan, arkadaş ve dostlarımızdan uzakta kalmak sadece telefon, tablet ve bilgisayarla olan iletişim kabul edilebilir bir yaşam gerçeği değildir.
Bu kısır döngüden kurtulmak için sınavlara hazırlandığınız bu süreçte motive olmak ve hayata gülümsemek amacıyla hareket edebilmenizi, aktif olmanızı ve egzersiz yapmanızı öneriyoruz.”
İnsan vücudunun aktivite için şekillendirilmiş ve geliştirilmiş olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ergun, fiziksel aktiviteyi iskelet kasları ile yapılan, enerji gerektiren vücut hareketleri, egzersizi ise özel olarak fiziksel uygunluğu artırmak ve sürdürmek için yapılan planlı, yapılandırılmış tekrarlı vücut hareketleri olarak tanımladı.
Prof. Dr. Ergun, fiziksel aktivite ve egzersizin yararlarını “Endurans (dayanıklılık) ve esneklik, daha sağlıklı kaslar, kemikler ve eklemler, enerji (kalori harcaması), vücut kompozisyonunda iyileşme, stresle başa çıkma, duygu durumu düzelme, kendine güven ve iyilik hali, daha kolay uykuya dalma ve daha kolay uyuma” olarak sıraladı.
Egzersiz yapmak için öğrencilere koruyucu, esnek, çeşitli ve eğlenceli bir program seçmeyi öneren Prof. Dr. Ergun, “Kendinize uygun bir seviyede başlayın, profesyonel olarak egzersiz uzmanı bir fizyoterapistten yardım alın” ifadelerini kullandı.
Seanslardan birini kaçırmanın sorun olmadığını ancak ertesi gün devam etmek gerektiğini anımsatan Prof. Dr. Ergun, “Bir günde iki seans asla yapmayın. Yorulduğunuzda istirahat edin. Ancak yaşamanızın geri kalanı için de plan yapın. Dengeli ve kişisel tatlar tüketmeyi tercih edin” diyerek uyarılarını dile getirdi.
Prof. Dr. Ergun, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2010 yılında sağlıklı toplumların geleceği için gençlere fiziksel aktivite amacıyla sunduğu önerileri şöyle sıraladı:
“ – 5-17 yaş grubu çocuk ve gençler günde toplam en az 60 dk. orta-şiddetli düzeyde fiziksel aktivite yapmalıdırlar.
– Fiziksel aktivitenin süresi 60 dk.’dan fazla olursa ek olarak sağlığa fayda sağlayacaktır.
– Günlük fiziksel aktivitenin önemli kısmı aerobik ve şiddetli yoğunlukta olmalıdır.
– Bunun yanında kas ve kemiklere yönelik kuvvetlendirme haftada en az 3 kez yapılmalıdır.”
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü 1’inci, 2’nci ve 3’üncü sınıf öğrencilerinden oluşan bir ekiple müzik eşliğinde katılımcılara egzersiz yaptıran Prof. Dr. Ergun, bu egzersizlerin sınava hazırlanırken molalarda yapılmasının önemine de vurgu yaptı.
Sunuculuğunu SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Nida Zeliha Çiçek’in yaptığı panele Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ayhan Özkur, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.
Eğitim
KSÜ’de “62. Kütüphaneler Haftası” Düzenlenen Etkinlikle Kutlandı
62. Kütüphane Haftası kapsamında düzenlenen “Kütüphanelerin İyileştirici Gücü” etkinliği, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.

Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanlığı, KSÜ Edebiyat ve Düşünce Topluluğu (EDEM) ve Genç KSÜ Öğrenci Topluluklarının iş birliğiyle hayata geçirilen program, Kütüphane Haftası kapsamında dikkat çeken içeriklere sahne oldu.
Etkinliğe KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Mehmet Ünsal, Prof. Dr. Ejder Berk, Eğitimci Yazar Ramazan Avcı, Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanı Gülderen Aslan, Kahramanmaraş Edebiyat ve Sanat Derneği (MESDER) Başkanı Ali Avgın ve yönetim kurulu üyeleri, akademik-idari personel ile öğrenciler katıldı.
Açılış konuşmalarıyla başlayan programda ilk olarak Dr. Öğr. Üyesi Hidayet Bağcı, danışmanlığını yürüttüğü Genç KSÜ Öğrenci Topluluğunu tanıtarak yürütülen faaliyetler hakkında bilgi verdi.
Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanı Gülderen Aslan ise konuşmasında kütüphanelerin bireyin zihinsel ve duygusal gelişimindeki rolüne dikkat çekerek, bilgiye erişimin insan hayatındaki dönüştürücü etkisini vurguladı.
KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Edebiyat öğretmeni bir babanın evladı olarak küçük yaşlardan itibaren kitaplarla tanıştım. Okuma alışkanlığımın erken yaşlarda gelişmesinde, edebiyatı seven bir aile ortamında yetişmemin önemli katkıları oldu. Meslek hayatım boyunca teknik bilginin yanında edebi okumalarla da kendimi geliştirmeye gayret ettim. Kitap okumak, insanın kelime hazinesini genişletmenin yanı sıra hayal ve düşünce dünyasını da zenginleştirir. Bir dil bir insan derler, ben de diyorum ki bir kitap bir insan. Kitap okuyarak kendimizi tanır, geçmişi anlar ve geleceğe dair öngörüler geliştiririz. Bu vesileyle bu anlamlı haftanın en güzel şekilde değerlendirilmesine katkı sunan herkese teşekkür ediyor, 62. Kütüphaneler Haftanızı kutluyorum.”
“Kütüphanelerin İyileştirici Gücü” başlıklı konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Eğitimci Yazar Ramazan Avcı, üniversite kütüphanesine ismini veren Ord. Prof. Mükrimin Halil Yinanç’ın Türk tarihine ve özellikle Selçuklu tarihine sunduğu katkılara değindi. Avcı, dünyada tek nüshası Fransa’daki Bibliothèque Nationale de France’ta bulunan ve Fatih Sultan Mehmet dönemi şair ve tarihçisi Enverî tarafından kaleme alınan Düsturname-i Enverî adlı eserin ülkemize kazandırılması yönündeki çalışmalardan söz etti.
Avcı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu. “Yapılan araştırmalar kitap okumanın insan ruhu üzerinde olumlu etkilerini açıkça ortaya koymaktadır. Sadece altı dakika kitap okumanın günlük stres seviyesini yüzde 60 oranında düşürdüğü biliniyor. ABD’de bibliyoterapi, yani kitapla tedavi yöntemi, hem sağlıklı yaşamın hem de üretken birey olmanın önemli bir parçası olarak önerilmektedir. Edebiyat, insana yalnızca bilgi sunmaz, aynı zamanda ruhunu besler ve hayatı daha derinlikli kavramasına katkı sağlar. Kütüphaneler ise günümüzün yoğun bilgi akışı içerisinde birer zihinsel sığınak niteliğindedir. İnsana yeni dünyaların kapılarını açar. Bu duygularla kütüphanelerin iyileştirici ışığının her daim yolumuzu aydınlatmasını diliyor, 62. Kütüphaneler Haftanızı kutluyorum.”
Etkinlik kapsamında öğrenci Tuğba Ardıç ve Ayşe Avşar, kütüphane ve kitapların hayatlarına kattığı birikim ve tecrübeleri paylaşarak okumanın bireysel gelişimdeki önemine dikkat çekti.
Program, Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seher Atmaca’nın öğrencileri Halil İbrahim Aydınlık ve Kerim Karakuş’un gerçekleştirdiği müzik dinletisi ile devam etti.
Etkinliğin ilerleyen bölümünde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Ethem Taş ve Prof. Dr. Ejder Berk tarafından, programın konuşmacısı Eğitimci Yazar Ramazan Avcı, Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanı Gülderen Aslan, Dr. Öğr. Üyesi Hidayet Bağcı, en çok kitap okuyan öğrenci, akademik ve idari personel ile gönüllülük faaliyetlerinde yer alan öğrencilere hediye ve belgeleri takdim edildi.
Belge takdim töreninde konuşan Prof. Dr. Ejder Berk ise şu ifadeleri kullandı. “Kültürümüzde ‘Bütün kitaplar tek bir kitabın daha iyi anlaşılması için okunur.’ şeklinde anlamlı bir söz vardır. Bu ifade kimilerine göre kâinat kitabı olan Kur’an-ı Kerim’i, kimilerine göre ise insanı işaret eder. Bir hekim olarak ifade etmek isterim ki mesleki yayınların yanı sıra edebi eserleri de yoğun şekilde okumaktayız. Edebi eserler, insanı anlamada ve hayatı yorumlamada bizlere farklı bir bakış açısı kazandırmaktadır. Bu düşüncelerle 62. Kütüphaneler Haftanızı kutluyorum.”
Etkinlik, protokol üyeleri, akademik ve idari personel ile öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Eğitim
Edebiyatın Şehrinde Kütüphane Haftası Büyükşehir’le Dolu Dolu Geçecek
Büyükşehir Belediyesi, Kütüphane Haftası kapsamında 30 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında çocuklardan yetişkinlere kadar her yaştan kitapseveri buluşturacak programlara ev sahipliği yapacak. Etkinliklere tüm edebiyatseverler davet edildi.

Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de UNESCO tarafından “Edebiyat Şehri” unvanına layık görülen ilk ve tek şehir olan Kahramanmaraş’ta kültür sanat faaliyetlerini artırarak sürdürüyor. Bu kapsamda 30 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında kutlanacak 62. Kütüphane Haftası, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaştan kitapseveri buluşturacak programlara sahne olacak. Haftanın açılış günü olan 30 Mart Pazartesi’de etkinlikler, Rasim Özdenören Çocuk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek özel bir programla başlayacak. Çocuk kitabı çizeri Fatma Betül Yıldız, saat 10.00’da miniklerle bir araya gelerek birlikte resimli hikâye kitabı oluşturacak. Program, çocukların hayal gücünü geliştirmeyi ve kitapla kurdukları bağı güçlendirmeyi amaçlıyor.
Salı Günü 2 Özel Program
31 Mart Salı günü ise iki ayrı etkinlik düzenlenecek. Saat 15.00’da yine Rasim Özdenören Çocuk Kütüphanesi’nde anne ve çocuklar birlikte kitap okuma etkinliğinde buluşacak. Ardından saat 16.00’da Cemile Akkoyun Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar kendi kitap ayraçlarını tasarlayacak.
Yazarlardan İlham Veren Atölyeler
Kütüphane Haftası etkinlikleri 1 Nisan Çarşamba günü de çocuklara yönelik içeriklerle devam edecek. Saat 10.00’da Rasim Özdenören Çocuk Kütüphanesi’nde düzenlenecek “Hikâye Yazma Atölyesi”nde çocuk edebiyatı yazarı Yaşar Bayraktar, miniklere yazarlığın inceliklerini ve çocuk kitaplarının yazım sürecini aktaracak. 2 Nisan Perşembe günü programlar hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap edecek şekilde çeşitlenecek. Saat 10.00’da aynı kütüphanede çocuk edebiyatının sevilen isimlerinden Sevde Gözükara, masal anlatımıyla çocuklarla buluşacak. Saat 14.00’da ise Mesder Edebiyat Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilecek söyleşide yazar Duran Boz, “Kahramanmaraş Edebiyat Geleneği”ni ele alacak.
Finalde Panel, Şiir Dinletisi ve Ödül Töreni
Etkinliklerin son gününde ise edebiyatseverleri yoğun bir program bekliyor. Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde saat 10.00’da başlayacak programda, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Nurcan Meral Özel ve Dr. Öğr. Üyesi Hasan Umut, panel ve şiir dinletisiyle katılımcılarla buluşacak. Program kapsamında ayrıca yıl boyunca en çok kitap okuyan okurlara ödülleri takdim edilecek.
“7’den 70’e Herkesi Bekliyoruz”
Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, Kütüphane Haftası’nın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kitap okuma kültürünü yaygınlaştırma adına önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekildi. Tüm etkinliklere ilişkin detaylı takvimine https://kahramanmaras.bel.tr/duyuru/2026/03/27/kutuphane-haftasi-etkinlik-takvimi internet adresinden ulaşılabileceği belirtilirken, 7’den 70’e tüm vatandaşlar etkinliklere davet edildi.
Eğitim
Rektör Ak, Afşin’de İftar Programına Katıldı ve İncelemelerde Bulundu
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Afşin’de düzenlenen iftar programına katılarak akademik birimlerde incelemelerde bulundu.

Afşin Meslek Yüksekokulu Hayati Vasfi Taşyürek Konferans Salonunda gerçekleştirilen programa; KSÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ramazan Çetintaş, Genel Sekreter İbrahim Palabıyık, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Burak Telli, Afşin Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Tuncay Yeşilkaynak, Afşin Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Nurettin Koca ile akademik ve idari personel katıldı.
Program kapsamında Afşin Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Nurettin Koca tarafından bir sunum gerçekleştirildi. Koca, yüksekokul bünyesinde bulunan bölüm ve programlar ile bu birimlerde görev yapan akademik ve idari personel sayıları ile öğrenci sayıları hakkında bilgiler paylaştı. Sunumda ayrıca Haziran ayında yayımlanması planlanan Efsus Bilimsel Akademik Dergisi (EBAD) hakkında da bilgi verildi.
Afşin Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Tuncay Yeşilkaynak da yüksekokulun bölümleri, laboratuvar kapasitesi, akademik kadrosu ve öğrenci sayıları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Afşin’de bulunan Kredi Yurtlar Kurumu’na ait öğrenci yurtlarına ilişkin bilgiler de alan Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak, 650 öğrenci kapasiteli yurt hakkında detaylı bilgiler aldı.
Rektör Ak yaptığı değerlendirmede, öğrencilerin işyeri mesleki eğitimi almalarının büyük önem taşıdığını belirterek gelecekte uygulanacak 3+1 lisans eğitimi modelinin öğrencilerin mesleki gelişimine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Bu modelin öğrencilerin daha donanımlı ve bilinçli yetişmesine katkı sunacağını vurgulayan Ak, özellikle sağlık bilimleri alanında eğitim gören öğrencilerin sağlık kuruluşlarında uygulamalı eğitim almalarının altyapısının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Programın ardından, günün anısına toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak, ziyaret kapsamında ayrıca Eshab-ı Kehf Külliyesi’ni de ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. Program, iftar buluşmasının yanı sıra üniversitenin Afşin’deki akademik birimlerine yönelik inceleme ve değerlendirme ziyaretleriyle tamamlandı.









































