Ekonomi
“Mücbir Sebep Uzatılsın, Borçlar Silinsin”
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu, şehrin ve bölgenin ekonomik olarak toparlanma sürecinde büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, mücbir sebep halinin uzatılması ve bölgedeki işletmelerin borçlarının silinmesi çağrısında bulundu.

6 Şubat depremlerinde ağır yara alan Kahramanmaraş’ın sosyo-ekonomik yapısını güçlü bir şekilde yeniden canlandırmak için yoğun çaba gösteren KMTSO Başkanı Buluntu, 30 Kasım’da sona erecek olan mücbir sebep halinin uzatılması talebini bir kez daha yineledi. Şehirdeki işletmelerin karşı karşıya oldukları zorlukları aktaran Buluntu, mücbir sebep halinin uzatılmasının işletmelerin hayatta kalması açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
“TOPARLANMA VE YENİDEN AYAĞA KALKMA SÜRECİNDEYİZ”
Başkan Buluntu, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “06 Şubat 2023 tarihinde merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ilimizi etkileyen asrın felaketini hep birlikte yaşadık. Deprem bölgemizde devam eden mücbir sebep hali 30 Kasım 2024 tarihinde sona erecektir. Yaşadığımız bu asrın felaketinde uygulanan mücbir sebep sürelerinin yetersiz olduğu kamuoyunun ve ilgili kurumların takdirindedir. Yaşadığımız can kayıpları, maddi ve manevi kayıplarla ekonomik zorluklar bir araya gelince yeniden toparlanma sürecimiz ister istemez uzamıştır.
“MÜCBİR SEBEP ŞARTSIZ-KOŞULSUZ UZATILMALIDIR”
Depremin etkisiyle Ticaret ve Sanayi Odası üyelerimiz başta işgücü olmak üzere ağır maddi ve manevi zarar görmüş, bölgenin altyapısı çökmüş ve bilgi ile belgeye erişim imkansız hale gelmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) sistemlerinin çalışmaması gibi olağanüstü teknik şartlar göz önüne alındığında, şehrimizdeki mücbir sebep halinin, şartlar normale dönünceye dek, 2026 yılı Haziran ayına kadar uzatılması gerekmektedir.
“VERGİ VE SGK PRİMLERİ VADELİ OLARAK TAKSİTLENDİRİLMELİDİR”
Kahramanmaraş, 2000’in üzerinde sanayi tesisiyle bugün Türkiye ekonomisinin birçok sektörde başatı konumundadır. 200.000’e yakın istihdamıyla sadece bölgenin değil, ülkenin önemli sanayi üslerinden birisidir. Sanayicilerimize sahip çıkılarak şehrimizin ve bölgemizin yeniden inşa süreci desteklenmelidir. Finansmana erişimdeki zorluklar ve yüksek faiz oranları düşünüldüğünde, vergi ve SGK primlerinde ertelemeler şehrimizi ve bölgemizi ayakta tutacak önemli adımlardır. Bu bağlamda, deprem bölgesindeki işverenlerin SGK primlerinin, teminat şartı aranmadan, 31 Temmuz 2026 tarihine kadar faizsiz olarak 24, 36, 48 veya 60 ay vadeli şekilde taksitlendirilmesi talep edilmektedir. Aksi takdirde, sanayi yatırımlarının durma noktasına geleceği ve mükelleflerin tahakkuk eden borçlarını bir defada ya da kısa vadede ödemelerinin mümkün olmayacağı açıktır.
“TÜM İŞVERENLERİMİZE KAMU BORÇLARINDA KOLAYLIK SAĞLANMALIDIR”
Mücbir sebep süresi boyunca zor durumda olan mükelleflerin BAĞ-KUR prim borçları iptal edilmeli, ileride isteğe bağlı talep edilmesi halinde yeniden borçlanma ve hizmet ihya imkânı sağlanmalıdır. Deprem bölgemizde iş göçünü önlemek ve istihdamı artırmak için tüm işverenlere kamu borçlarında kolaylıklar sağlanmalı, finansmana erişimde avantajlar sunulmalı ve yatırım ortamı bir an önce iyileştirilmelidir. Aksi takdirde, bölgedeki esnaf, ticaret ve sanayi alanlarında toparlanma süreci olumsuz etkilenecek, yatırımcıların bölgeden uzaklaşması ve nüfus azalması ile bölgenin demografik yapısı doğrudan olumsuz etkilenebilecektir. Devletimizin göstereceği anlayış ve üretim ile istihdamın devam etmesi adına pozitif ayrımcılığın, bölgemizdeki yaraların sarılması için hayati öneme sahip olduğuna inanıyoruz.”
1.11.2024 tarih ve 9078 sayılı Resmi Gazete kararında “6/2/2023 ila 30/11/2024 tarihleri arasında ödenmesi gereken taksitlerinden (ödeme süresinin son günü mücbir sebep halinin sona erdiği tarihe rastlayanlar dahil) birincisinin ödeme süresi; mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayda, sonraki taksitlerin ödeme süreleri de bu ayı takip eden aylık dönemler halinde (azami on iki ayda) ödenmek üzere uzatılmıştır.” ifadesi yer almaktadır. Bu sürenin 48 aya çıkarılmasını istiyoruz.
Ağustos ayında bölge odalarıyla birlikte derlediğimiz taleplerimizi yinelememiz gerekirse:
- Olağan dönemler için yayınlanmış yasa ve yönetmeliklerin, asrın felaketi diye adlandırılan 6 Şubat depreminin yarattığı sıkıntıları gidermesi beklenemez. Deprem ile birlikte yeni sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlar ve sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Bölgenin ihtiyacına dönük yasa ve yönetmelikler acilen yayınlanmalıdır.
- Deprem İllerine Özel Teşvik Düzenlemeleri Hayata Geçirilmelidir.
- Deprem İllerindeki Küçük Esnafa ve Serbest Meslek erbaplarına yeni finansman paketleri hazırlanmalıdır.
- Depremzede işletmelere SGK ve BAĞKUR prim muafiyeti getirilmelidir.
- Depremin verdiği sorunların yanında işgücünde problem yaşayan işletmelere personel istihdam desteği sağlanmalıdır.
- Deprem bölgesinde faaliyet gösteren işletmeler enflasyon düzeltmesi uygulamasından muaf tutulmalıdır.
- Deprem Bölgesindeki Mükellefler İçin Sermaye Kaybı ve Borca Batık Olma Durumuna İlişkin Yeni Düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
- Bölgemizdeki firmaların büyük bir kısmı küçük ve orta ölçekte olup faaliyetini güç şartlar altında devam ettirmektedirler bu nedenle, deprem bölgesi şehirlerde Enflasyon düzeltmesi uygulaması yıllık ve ihtiyarı olmalıdır.
- Kredi Garanti Fonu Tarafından Deprem Bölgesinde Kullanılan Kredi Faiz Oranlarının Yeniden Değerlendirilmesi, Uygun Hale Getirilmesi Gerekmektedir.
- Deprem İllerindeki Mükelleflerin KDV İade süreçleri hızlandırılmalıdır.
- Deprem illerinde Zayi Belgesi Müracaatını yapamamış olan Mükelleflere yeni bir ek süre tanınması, zayi olan defterlerin noter onayının yapılmasının sağlanması ve takdir komisyonlarının etkinliğinin arttırılması sağlanmalıdır.
- Deprem nedeniyle araçları hurdaya ayrılan vatandaşlarımıza, yeni araç alımlarında ÖTV ve KDV indirimi uygulanmalıdır.
- Rezerv alan dışında kalan imarlı parsellerin yerinde dönüşümü için verilen750 bin TL hibe 750.000 TL kredi ödemesi günümüz enflasyonist ortam ve deprem etkisiyle oluşan ekonomik şartlar gibi nedenlerden ötürü yetersiz kalmaktadır. Destek tutarları mutlak surette güncellenmelidir.
- Ek ihtiyaç duyulan nakit desteği için uygun faizli banka kredileri devreye sokulmalıdır.
- İnşaat sektöründe İşgücü göçü yaşanması sebebiyle oluşan maliyet artışları SGK prim muafiyeti ile desteklenmelidir.
- Damga Vergisi, Emlak Vergisi, MTV, ÇTV, Harç, Ücret vb. Mali Yükümlülükler belli bir süre alınmamalı veya indirimli uygulanmalıdır.
- Deprem İllerinde Bulunan Mükellefler ile burada yeni yatırım yapacak müteşebbisler için Amortisman Oranları % 50 artırımlı uygulanmalıdır.
- Deprem ile birlikte çok zor duruma düşen şehirlerimizde, teşvik belgesi kapsamında yapılacak yatırımlarda %100 vergi indirimi uygulaması tekrar getirilmelidir. Bu uygulama Yatırım yapmaya devam eden, ya da yeni yatırım yapacak işverenlerimizin elini güçlendirecek ve deprem bölgesi şehirlere yatırım yapmayı nispetten cazip hale getirecektir.
- Yatak sayılarında ciddi düşüş olan bölgemizde yeni Turizm yatırımları uygun finansman paketleriyle desteklenmelidir.
- Deprem İllerinde bulunan Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri İçin Vergi Oranları indirimli uygulanmalıdır.
- Deprem Bölgesinde Gerçekleştirilecek Konut teslimlerine İndirimli KDV Oranı uygulamasına devam edilmelidir.
- Mali müşavirlerin beyanları doğru verebilmesi adına depremde zarar gören işletmeler için uygulanacak işlemler için açık ve net bir yol haritası belirlenmelidir.
- Vergisel herhangi bir sonuç doğurmayan 2022 ve 2023 Yılı Yevmiye Defter Kapanış tasdiklerinden deprem bölgesi mükellefleri muaf tutulmalıdır.
Ekonomi
Kahramanmaraşlı Üreticiler Konya Tarım Fuarı’na Uğurlandı
Büyükşehir Belediyesi, tarımda yenilikçi uygulamaları yerinde görmek ve sektördeki son gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla Konya’da düzenlenen tarım fuarına katılacak çiftçilere ulaşım desteği sağladı. Kahramanmaraşlı üreticiler, Türkiye’nin en önemli tarım organizasyonlarından biri olan fuarda sektörün en yeni teknolojilerini inceleme fırsatı bulacak.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Başkan Fırat Görgel öncülüğünde tarımsal üretimi güçlendirmeye yönelik desteklerini artırarak sürdürürken, üreticilere bir destek daha sağlandı. Bu kapsamda, tarımda yenilikçi uygulamaları yerinde görmek ve sektördeki son gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla Konya’da düzenlenen tarım fuarına katılacak üreticilere ulaşım desteğinde bulunuldu. 7 – 11 Nisan tarihleri arasında Konya’da düzenlenen 22. Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı’na katılacak üreticiler, Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önünden uğurlandı. Programa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mutlu Kaya ile Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya da katılarak üreticilerle bir araya geldi ve hayırlı yolculuklar temennisinde bulundu.
Kahramanmaraşlı Çiftçiler Tarım Teknolojilerini Yakından Tanıyacak
Büyükşehir Belediyesinin sağladığı ulaşım desteğiyle yola çıkan çiftçiler, Türkiye’nin en önemli tarım organizasyonlarından biri olan fuarda sektörün en yeni teknolojilerini inceleme fırsatı bulacak. Modern tarım ekipmanlarından akıllı tarım uygulamalarına kadar pek çok yeniliğin sergilendiği fuar, üreticilere bilgi ve deneyim açısından önemli katkılar sunacak.
“Üreticilerimize Önemli Katkı Sağlayacak Bir Fuar Olacak”
Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, fuarın üreticiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Kahramanmaraşlı çiftçilerimiz, Konya’da düzenlenen bu önemli fuara katılım sağlamak üzere yola çıkıyor. Bu organizasyon sayesinde üreticilerimiz yeni araç ve ekipmanları yakından tanıma, modern üretim tekniklerini yerinde inceleme imkânı bulacak. Tarımda teknolojiyi yakından takip etmek, verimliliği artırmak açısından son derece önemli. Bu desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fırat Görgel’e teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Üreticilerden Destek Teşekkürü
Fuara katılmak üzere yola çıkacak üreticiler de sağlanan destekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kooperatif başkanı ve 20 yıllık çiftçi Filiz Kamalak, fuarın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Çiftçilikle ilgili ufkumuzu genişletmek için bu fuara katılıyoruz. Yeni bilgiler edinmek, farklı uygulamaları görmek bizim için çok değerli. Bu imkânı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Fırat Görgel’e teşekkür ediyorum” dedi. Yaklaşık 25 yıldır çiftçilikle uğraşan Ökkeş Bakır ise fuarda yeni teknolojilerle tanışmayı beklediklerini ifade ederek, “Daha önce görmediğimiz tarımsal makineleri inceleme fırsatı bulacağız. Bu da üretim süreçlerimize katkı sağlayacak” diye konuştu. Bir diğer üretici İsmail Biryar da fuarın kendileri için ufuk açıcı olacağını belirterek, “Yeni ekipmanları tanıma fırsatı yakalayacağız. Bu tür organizasyonlar, üreticilerin kendini geliştirmesi açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.
Ekonomi
İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Lokomotifi Oldu
Türkiye Hazır Beton Birliğinin 2025 yılı Hazır Beton Sektör Raporu’na göre, Türkiye ekonomisi %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 ile ekonominin üzerinde performans gösterdi. 2025 yılında üretim hacmini %7,7 artıran hazır beton sektörü ise 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla ekonomiye güçlü katkısını sürdürürken, sektörün geleceğinde düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşüm öne çıktı.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyelerinin, THBB dışındaki üreticilerin ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan 2025 yılı “Hazır Beton Sektör Raporu”nu yayımladı. Rapor, Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne yönelik detaylı analizler, değerlendirmeler ve projeksiyonlar içeriyor.
İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Üzerinde Büyüdü
2025 yılı, Türkiye ekonomisinde dengelenme ve dezenflasyon sürecinin etkilerinin sürdüğü; buna karşılık inşaat sektörünün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığı bir dönem olarak kaydedildi. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken, inşaat sektörü %10,8’lik performansıyla ekonominin üzerinde bir büyüme sergiledi. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, kamu altyapı yatırımları ve ertelenmiş talep, sektördeki bu canlılığın temel belirleyicileri oldu.
Hazır Beton Sektörü Ekonomiye Güçlü Katkıda Bulundu
Raporu değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025 yılında Türkiye ekonomisine güçlü katkıda bulunmaya devam etti. Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa’daki liderliğini korurken; tesis başına üretim, teknik kapasite, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından da öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. THBB tarafından yapılan sektörel araştırmaya ve çeşitli veriler kullanılarak oluşturulan modellere göre 2025 yılında 140 milyon m3 hazır beton üretimi gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu büyüklük üretim hacminin ötesinde istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir.” dedi.
Sektörde Dönüşüm İhtiyacı Daha Görünür Hâle Geldi
2025 yılının, büyüme rakamlarının ötesinde sektörde dönüşüm ihtiyacının daha net hissedildiği bir dönem olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Finansmana erişim, maliyet yönetimi, nitelikli iş gücü ihtiyacı, ham madde temini ve maliyet baskıları sektörümüzün gündeminde yer almaya devam etmiştir ancak artık çok daha net görülmektedir ki, hazır beton sektörünün geleceği yalnızca daha fazla üretimde değil; daha verimli, daha izlenebilir, daha düşük karbonlu ve daha dirençli bir yapılaşma yaklaşımında yatmaktadır. Düşük karbonlu yeşil çimento kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen düzenlemelerin 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesi, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi başlıklar; çevresel performansın artık teknik ve ticari rekabetin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ortaya koydu. Bu çerçevede, düşük karbonlu beton çözümleri, geri kazanılmış kaynak kullanımı, su verimliliği, elektrikli filo dönüşümü ve dijital optimizasyon, önümüzdeki dönemin öncelikli çalışma alanları olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.
“Üçüz Dönüşüm” Projesini Hayata Geçirdik
Bu anlayışla Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 2025 yılında sektöre yönelik “Üçüz Dönüşüm Danışmanlığı” modelini hayata geçirdiklerini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/sosyal dönüşümü entegre bir yapıda ele alan bu model; GPS ve IoT (nesnelerin interneti) tabanlı filo takibi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu, üretim-teslimat eşgüdümü, veri temelli performans yönetimi ve eğitim modüllerini bütüncül bir sistem olarak sunmaktadır. Ölçülebilir faydalar sağlayan bu yaklaşım, sektörümüzde yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmamakta; aynı zamanda güvenlik, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik performansını da güçlendirmektedir. Hazır beton sektörünün geleceğini, ancak bu üç dönüşüm eksenini birlikte ele alarak kalıcı biçimde güçlendirebileceğimize inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Dirençli Yapılaşmanın Önemini Vurguluyoruz
2025 yılında üzerinde ısrarla durdukları bir diğer temel konunun ise dirençli yapılaşma olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Ülkemizin deprem gerçeği karşısında güvenli ve uzun ömürlü yapı üretimi artık vazgeçilmez bir zorunluluktur. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak uzun yıllardır standartlara uygun, kalite güvenceli hazır beton kullanımının yaygınlaştırılması için çalışıyoruz ancak biliyoruz ki güvenli yapılar yalnızca kaliteli beton üretimiyle değil; doğru tasarım, doğru denetim, doğru uygulama ve nitelikli işçilikle birlikte mümkündür. Bu nedenle kentsel dönüşümün hızlanması, riskli yapı stokunun ivedilikle yenilenmesi, yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi ve kamuoyunun teknik açıdan doğru bilgilendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı 2025 yılında da kararlılıkla sürdürdük. Hazır betonla ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan dezenformasyonla mücadele etmek, Birliğimizin kamu yararı açısından üstlendiği önemli bir sorumluluktur.” dedi.
Sürdürülebilirlik Çalışmalarımızla Sektöre Öncülük Ediyoruz
Sürdürülebilirlik alanında 2025 yılında önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kapsamında ülkemizde yıl sonu itibarıyla toplam 26 tesisin belgeli hâle gelmesi; sektörümüzde çevresel, sosyal ve yönetişim temelli dönüşümün giderek daha somut bir zemine oturduğunu göstermektedir. Kaynakların sorumlu kullanımı, şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışının daha da yaygınlaşmasını sektörümüz adına güçlü bir kazanım olarak değerlendiriyoruz.” dedi.
Sektörlerimizi Yeniden Bir Araya Getirmek İçin Çalışmalara Başladık
Sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olan BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Zirvesi ile 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirdiklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında başarıyla gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi’nin ardından, sektörü bir araya getireceğimiz fuar ve kongre çalışmalarına yeniden başladık. BETON 2027 Fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğiz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Fuarımızda; inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinin en ileri teknolojilerini bir araya getireceğiz. Fuarımızla eş zamanlı olarak düzenleyeceğimiz BETON Kongresi, Birliğimizin ulusal olarak düzenlediği 7. kongresi olacak. Kongremizi akademisyenler ve araştırmacıların yanı sıra hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri takip edecektir.” şeklinde konuştu.
Sektörümüzü Geleceğe Veri Temelli Yaklaşımla Hazırlıyoruz
Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana ülkemizde güvenli, dayanıklı, kaliteli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir beton üretiminin yaygınlaşması için çalıştıklarının altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu; ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa, bölgesel analizlerden sektör vizyonuna kadar geniş bir çerçevede, veriye dayalı değerlendirmeler ışığında gelecek perspektifi sunmaktadır. Düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, kaynak verimliliği, kalite güvencesi, dirençli yapılaşma ve insan kaynağının geliştirilmesi başta olmak üzere sektörümüzün geleceğini belirleyecek bütün başlıklarda çalışmaya devam edecek; daha güvenli şehirler, daha rekabetçi işletmeler ve daha sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla yol alacağız.” dedi.
Ekonomi
KMTSO Yüksek İstişare Kurulu Toplandı
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yüksek İstişare Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirildi. Toplantıda, Kahramanmaraş’ın ekonomik dönüşüm süreci, üretim altyapısının güçlendirilmesi ve geleceğe yönelik stratejik hedefler ele alındı.

KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu’nun başkanlığında düzenlenen toplantıda; şehrin deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, sanayide dönüşüm, ihracatın artırılması ve yüksek katma değerli üretime geçiş konuları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kurul üyeleri, sahip oldukları tecrübe ve birikimle Kahramanmaraş’ın kalkınma yolculuğuna katkı sunacak görüş ve önerilerini paylaştı.
Toplantıda konuşan Başkan Mustafa Buluntu, Yüksek İstişare Kurulu’nun şehrin ortak akıl platformlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Kahramanmaraş’ımızın geleceğini şekillendirirken istişare kültürünü esas alıyoruz. Alanında yetkin isimlerden oluşan Yüksek İstişare Kurulumuz, bizlere yol gösteren önemli bir danışma mekanizmasıdır. Bununla birlikte, ele alınan konuların mahiyetine göre alanında ehil isimleri de toplantılarımıza davet ederek istişare sürecimizi daha da güçlendireceğiz. Şehrimizi daha güçlü bir üretim ve ihracat merkezi haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca, Avrupa Birliği Delegasyonu ile yürütülen iş birliği ve çalışmalar başta olmak üzere KMTSO’nun yürüttüğü projeler ve önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar hakkında da kurul üyelerine bilgilendirme yapıldı. Özellikle yüksek teknoloji yatırımları, uluslararası rekabet gücünün artırılması ve istihdam odaklı projeler öncelikli başlıklar arasında yer aldı.








































