Ekonomi
Yardımcıoğlu: Türkiye Ekonomisi Kendi Kendini Onarabilen Bir Ekonomidir
BAAE Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, “Türkiye ekonomisi kendi kendini onarabilen bir ekonomi. Hızlı tamir edilebilen bir ekonomi. Mali kuralları koyacağız. Disiplini ortaya koyacağız. Birtakım kamu harcamalarında gerekiyorsa kısıtlama yapacağız. Bu işin başka çaresi yok. İsraf olaraktan sayılabilecek birtakım harcamaları kısıtlama yoluna koyacağız” dedi.
Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü (BAAE) Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, enflasyon ve bugünkü ülke ekonomisi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin kısa vadede düzeltilemeyeceğini belirten Yardımcıoğlu, orta vadede uygulanacak programlarla hızlı bir iyileştirmenin mümkün olduğunu söyledi.
Enflasyonun insanların birikimlerini hızla erittiğini dile getiren Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, şöyle konuştu: “Enflasyon, insanların elde ettiği kazanımları, birikimleri, paraları eritiyor. Eritiyor diye hükümet ya da çalışanların patronları ona zam yapıyor ya da yapmak durumunda kalıyor. Onların durumlarını iyileştireyim diye zammı yapıyorsun ama zammı yapmak bir ateşin üzerine benzin dökmek gibi bir şey. Bu defa enflasyon daha da bir alevleniyor, daha da büyüyor. Dolayısıyla daha da büyüyünce daha hızlı bir şekilde gelirleri törpülüyor, yok ediyor. Bir harman düşünün! Çok da güçlü esen bir rüzgâr var. Güçlü esen rüzgâr, o harmanın üzerindeki daneleri alıyor, tarlanın içine saçıyor. Hükümet ya da işverenler ya da kamusal otorite, o tarlanın içerisine saçılmış olan başakları topluyor, geri harmanın üstüne atıyor. Anlatabiliyor muyum? Şimdi yapılan zamlar da o ateşin üzerine benzin dökmek gibi. Niye? İyileştirmek için alım gücünü yerinde tutabilmek için yapılıyor. Bunu yaptıkça alım gücü bir miktar daha eski haline gelince daha güçlü bir alışveriş halinde tekrar enflasyonu körükleyen bir şey olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bu hale gelmemeliydi.”
“PİYASADA YAPRAK KIMILDAMIYOR”
Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunduğu dönem içinde de ekonomide yapılan yanlış uygulamalara dikkat çektiğini hatırlatan Yardımcıoğlu, şu açıklamalarda bulundu: “Allah Peygamber aşkına yapmayın, diye neredeyse yalvararaktan söylediğimiz şeyler inatla yapıldı. Bu ülkede birtakım insanlar da söylediler. Bunları böyle yapmayın, şöyle yapmayın diye. Şimdi geldiğimiz noktaya baktığımızda; evet, ayın 15’i itibariyle bir maaş ödendi. Hatta bayramdan önce ödendi. Piyasaya yansıması nasıl oldu? Ben hayatın içerisinde bir insanım. Fildişi kuleden kuş uçurmuyorum. Kendi fildişi kulemde hayatı yaşayıp da farklı bir fanusun içerisinde başka insanlara bakmıyorum. Bizzat o aziz milletin içinde, sahada koşturan milletin fertlerinden bir tanesiyim. Piyasada yaprak kımıldamıyor. Çıkalım şuradan çarşıya, işleriniz nasıldı, diyelim. İyi, diyecek bir tane insan çıkmaz. Eğer birileri diyorsa ki işler iyi, işler tıkırında, gayet iyiye gidiyor, yoluna koyduk diyorsa; birincisi yalan söylüyor, ikincisi cahil bilmiyor, üçüncüsü gafil ya da dalkavuk. Bunları yaparak cehaletle, gafletle, dalaletle, hıyanetle, dalkavuklukla biz bir yere varamayız.
“TÜRKİYE EKONOMİSİ KENDİ KENDİNİ ONARABİLEN BİR EKONOMİ”
Dünya genelinde ekonomik sıkıntı yaşandığını kaydeden BAAE Başkanı Yardımcıoğlu, dünyadan farklı olarak Türkiye’deki ekonomik krizin, yanlış ekonomik politikalar nedeniyle daha sert yaşandığını aktardı. Yardımcıoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Ekonomi politikaları noktasında, tüm dünyada bir depresyon var. Fakat bizdeki depresyon bizim kendi parmağımızla, kendi gözümüzü çıkartırcasına yaptığımız birtakım işlerden dolayı Avrupa Birliği’ndeki, Birleşik Krallık’taki, Birleşik Devletleri’ndeki ve dünyanın diğer ülkelerindeki krizden biraz daha katmerli, biraz daha kallavi… Dolayısıyla bu sıkıntının içinde nasıl çıkacağız? Çıkacağız. Başka çare yok. Türkiye ekonomisi kendi kendini onarabilen bir ekonomi. Hızlı tamir edilebilen bir ekonomi. Mali kuralları koyacağız. Disiplini ortaya koyacağız. Birtakım kamu harcamalarında gerekiyorsa kısıtlama yapacağız. Bu işin başka çaresi yok. İsraf olarak sayılabilecek birtakım harcamaları kısıtlama yoluna koyacağız. Oradan elde ettiğimiz tasarrufla, 300 milyar civarında yıllık devletin harcaması var, bütçeye bakıyorum. Tam rakamlar olmayabilir. Örnek veriyorum: Yüzde 20 tasarruf edilse 60 milyar yapar. 60 milyarı sabit gelirliye dağıttığımız zaman enflasyonun bunları ezmesinin önüne geçeriz. İşte Millet İttifakı denilen yapının içerisinde hani beşli çete gibisinden laflar ediliyor ya. Böyle bir çete var mı yok mu? Ben bunu bilmiyorum. Ama ülkenin kesinlikle bir tasarruf politikasının içerisine girmesi gerektiğini, birtakım harcamaları kısması gerektiğini, birtakım mali kuralları, mali reformları uygulanmak üzere; önce sözünü edip sonra eyleme dökmek gerektiğini düşünüyorum.”
“AKLIN YOLU BİR! AMERİKA’YI TEKRAR KEŞFETMEYE GEREK YOK!”
Ülke ekonomisinin 100, 300, 500 günde düzeltilemeyeceğini vurgulayan Yardımcıoğlu, 3-4 yıl gibi bir sürede dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisinde yer almanın mümkün olduğunu ifade etti. Yardımcıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ben öyle 100 günde, 300 günde, 500 günde bu ekonomik sorunların çözüleceğini düşünmüyorum. Ama 3-4 yıl gibi bir vadede ekonominin tekrardan ilk 20’nin, ilk 10’un içerisine sokulabilecek hamlelerin yapılabileceğini görüyoruz. Yapanlar nereden yapıyorlar? Uzaydan gelip de bir sihirli değnekle dokunmuyorlar. Aklın yolu bir, Amerika’yı tekrar keşfetmeye, tekerleği tekrar keşfetmeye gerek yok. Keşfedilmişi var. Buradan yürüyeceğiz ve devam edeceğiz. Nihayetinde esasında faiz dediğimiz olguya, bir Müslüman Türk çocuğu olarak karşı olmamamız mümkün mü? Ama adını faiz demeyip de Riba dersem, adını faiz demeyip de Nema dersem bu da faiz olmaktan çıkmıyor. Adını 14 koyduk; ama öbür taraftan bir bakıyoruz ki hayatın işleyişi çok daha farklı. Para ve işlerde, ekonomik kurallarda, devletin kurumlarıyla diğer bankaların arasındaki ilişki çok daha farklı faiz oranlarıyla ilerleyince sizce faiz 14’te kalmış oluyor mu? Olmuyor. Kimi kandırıyoruz? Kendimizi bile kandıramıyoruz. Gerek yok bunlara. Geçmişte 8-10 puanlık faiz indirimlerinin yapılmaması doğruydu. Şimdi bir miktar faiz artırımının yapılması gerek. Ama şimdi 6 ay önce yapılması gereken faiz artırımlarını yapmamız bile mevcut derdimizin çözümüne maalesef ki derman olmayacak, katkı sağlamayacak. Peki, ne yapmalıyız? Önce teşhisi doğru koymalıyız? Teşhisi doğru koyarsak ona yazacağımız ilaçlar belli zaten.”
Ekonomi
Kahramanmaraşlı Üreticiler Konya Tarım Fuarı’na Uğurlandı
Büyükşehir Belediyesi, tarımda yenilikçi uygulamaları yerinde görmek ve sektördeki son gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla Konya’da düzenlenen tarım fuarına katılacak çiftçilere ulaşım desteği sağladı. Kahramanmaraşlı üreticiler, Türkiye’nin en önemli tarım organizasyonlarından biri olan fuarda sektörün en yeni teknolojilerini inceleme fırsatı bulacak.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Başkan Fırat Görgel öncülüğünde tarımsal üretimi güçlendirmeye yönelik desteklerini artırarak sürdürürken, üreticilere bir destek daha sağlandı. Bu kapsamda, tarımda yenilikçi uygulamaları yerinde görmek ve sektördeki son gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla Konya’da düzenlenen tarım fuarına katılacak üreticilere ulaşım desteğinde bulunuldu. 7 – 11 Nisan tarihleri arasında Konya’da düzenlenen 22. Tarım, Tarımsal Mekanizasyon ve Tarla Teknolojileri Fuarı’na katılacak üreticiler, Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önünden uğurlandı. Programa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mutlu Kaya ile Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya da katılarak üreticilerle bir araya geldi ve hayırlı yolculuklar temennisinde bulundu.
Kahramanmaraşlı Çiftçiler Tarım Teknolojilerini Yakından Tanıyacak
Büyükşehir Belediyesinin sağladığı ulaşım desteğiyle yola çıkan çiftçiler, Türkiye’nin en önemli tarım organizasyonlarından biri olan fuarda sektörün en yeni teknolojilerini inceleme fırsatı bulacak. Modern tarım ekipmanlarından akıllı tarım uygulamalarına kadar pek çok yeniliğin sergilendiği fuar, üreticilere bilgi ve deneyim açısından önemli katkılar sunacak.
“Üreticilerimize Önemli Katkı Sağlayacak Bir Fuar Olacak”
Kahramanmaraş Ziraat Odası Başkanı Mehmet Çetinkaya, fuarın üreticiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Kahramanmaraşlı çiftçilerimiz, Konya’da düzenlenen bu önemli fuara katılım sağlamak üzere yola çıkıyor. Bu organizasyon sayesinde üreticilerimiz yeni araç ve ekipmanları yakından tanıma, modern üretim tekniklerini yerinde inceleme imkânı bulacak. Tarımda teknolojiyi yakından takip etmek, verimliliği artırmak açısından son derece önemli. Bu desteklerinden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Fırat Görgel’e teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Üreticilerden Destek Teşekkürü
Fuara katılmak üzere yola çıkacak üreticiler de sağlanan destekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kooperatif başkanı ve 20 yıllık çiftçi Filiz Kamalak, fuarın kendileri için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Çiftçilikle ilgili ufkumuzu genişletmek için bu fuara katılıyoruz. Yeni bilgiler edinmek, farklı uygulamaları görmek bizim için çok değerli. Bu imkânı sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Fırat Görgel’e teşekkür ediyorum” dedi. Yaklaşık 25 yıldır çiftçilikle uğraşan Ökkeş Bakır ise fuarda yeni teknolojilerle tanışmayı beklediklerini ifade ederek, “Daha önce görmediğimiz tarımsal makineleri inceleme fırsatı bulacağız. Bu da üretim süreçlerimize katkı sağlayacak” diye konuştu. Bir diğer üretici İsmail Biryar da fuarın kendileri için ufuk açıcı olacağını belirterek, “Yeni ekipmanları tanıma fırsatı yakalayacağız. Bu tür organizasyonlar, üreticilerin kendini geliştirmesi açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.
Ekonomi
İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Lokomotifi Oldu
Türkiye Hazır Beton Birliğinin 2025 yılı Hazır Beton Sektör Raporu’na göre, Türkiye ekonomisi %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 ile ekonominin üzerinde performans gösterdi. 2025 yılında üretim hacmini %7,7 artıran hazır beton sektörü ise 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla ekonomiye güçlü katkısını sürdürürken, sektörün geleceğinde düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşüm öne çıktı.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyelerinin, THBB dışındaki üreticilerin ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan 2025 yılı “Hazır Beton Sektör Raporu”nu yayımladı. Rapor, Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne yönelik detaylı analizler, değerlendirmeler ve projeksiyonlar içeriyor.
İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Üzerinde Büyüdü
2025 yılı, Türkiye ekonomisinde dengelenme ve dezenflasyon sürecinin etkilerinin sürdüğü; buna karşılık inşaat sektörünün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığı bir dönem olarak kaydedildi. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken, inşaat sektörü %10,8’lik performansıyla ekonominin üzerinde bir büyüme sergiledi. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, kamu altyapı yatırımları ve ertelenmiş talep, sektördeki bu canlılığın temel belirleyicileri oldu.
Hazır Beton Sektörü Ekonomiye Güçlü Katkıda Bulundu
Raporu değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025 yılında Türkiye ekonomisine güçlü katkıda bulunmaya devam etti. Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa’daki liderliğini korurken; tesis başına üretim, teknik kapasite, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından da öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. THBB tarafından yapılan sektörel araştırmaya ve çeşitli veriler kullanılarak oluşturulan modellere göre 2025 yılında 140 milyon m3 hazır beton üretimi gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu büyüklük üretim hacminin ötesinde istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir.” dedi.
Sektörde Dönüşüm İhtiyacı Daha Görünür Hâle Geldi
2025 yılının, büyüme rakamlarının ötesinde sektörde dönüşüm ihtiyacının daha net hissedildiği bir dönem olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Finansmana erişim, maliyet yönetimi, nitelikli iş gücü ihtiyacı, ham madde temini ve maliyet baskıları sektörümüzün gündeminde yer almaya devam etmiştir ancak artık çok daha net görülmektedir ki, hazır beton sektörünün geleceği yalnızca daha fazla üretimde değil; daha verimli, daha izlenebilir, daha düşük karbonlu ve daha dirençli bir yapılaşma yaklaşımında yatmaktadır. Düşük karbonlu yeşil çimento kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen düzenlemelerin 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesi, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi başlıklar; çevresel performansın artık teknik ve ticari rekabetin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ortaya koydu. Bu çerçevede, düşük karbonlu beton çözümleri, geri kazanılmış kaynak kullanımı, su verimliliği, elektrikli filo dönüşümü ve dijital optimizasyon, önümüzdeki dönemin öncelikli çalışma alanları olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.
“Üçüz Dönüşüm” Projesini Hayata Geçirdik
Bu anlayışla Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 2025 yılında sektöre yönelik “Üçüz Dönüşüm Danışmanlığı” modelini hayata geçirdiklerini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/sosyal dönüşümü entegre bir yapıda ele alan bu model; GPS ve IoT (nesnelerin interneti) tabanlı filo takibi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu, üretim-teslimat eşgüdümü, veri temelli performans yönetimi ve eğitim modüllerini bütüncül bir sistem olarak sunmaktadır. Ölçülebilir faydalar sağlayan bu yaklaşım, sektörümüzde yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmamakta; aynı zamanda güvenlik, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik performansını da güçlendirmektedir. Hazır beton sektörünün geleceğini, ancak bu üç dönüşüm eksenini birlikte ele alarak kalıcı biçimde güçlendirebileceğimize inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Dirençli Yapılaşmanın Önemini Vurguluyoruz
2025 yılında üzerinde ısrarla durdukları bir diğer temel konunun ise dirençli yapılaşma olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Ülkemizin deprem gerçeği karşısında güvenli ve uzun ömürlü yapı üretimi artık vazgeçilmez bir zorunluluktur. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak uzun yıllardır standartlara uygun, kalite güvenceli hazır beton kullanımının yaygınlaştırılması için çalışıyoruz ancak biliyoruz ki güvenli yapılar yalnızca kaliteli beton üretimiyle değil; doğru tasarım, doğru denetim, doğru uygulama ve nitelikli işçilikle birlikte mümkündür. Bu nedenle kentsel dönüşümün hızlanması, riskli yapı stokunun ivedilikle yenilenmesi, yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi ve kamuoyunun teknik açıdan doğru bilgilendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı 2025 yılında da kararlılıkla sürdürdük. Hazır betonla ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan dezenformasyonla mücadele etmek, Birliğimizin kamu yararı açısından üstlendiği önemli bir sorumluluktur.” dedi.
Sürdürülebilirlik Çalışmalarımızla Sektöre Öncülük Ediyoruz
Sürdürülebilirlik alanında 2025 yılında önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kapsamında ülkemizde yıl sonu itibarıyla toplam 26 tesisin belgeli hâle gelmesi; sektörümüzde çevresel, sosyal ve yönetişim temelli dönüşümün giderek daha somut bir zemine oturduğunu göstermektedir. Kaynakların sorumlu kullanımı, şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışının daha da yaygınlaşmasını sektörümüz adına güçlü bir kazanım olarak değerlendiriyoruz.” dedi.
Sektörlerimizi Yeniden Bir Araya Getirmek İçin Çalışmalara Başladık
Sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olan BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Zirvesi ile 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirdiklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında başarıyla gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi’nin ardından, sektörü bir araya getireceğimiz fuar ve kongre çalışmalarına yeniden başladık. BETON 2027 Fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğiz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Fuarımızda; inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinin en ileri teknolojilerini bir araya getireceğiz. Fuarımızla eş zamanlı olarak düzenleyeceğimiz BETON Kongresi, Birliğimizin ulusal olarak düzenlediği 7. kongresi olacak. Kongremizi akademisyenler ve araştırmacıların yanı sıra hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri takip edecektir.” şeklinde konuştu.
Sektörümüzü Geleceğe Veri Temelli Yaklaşımla Hazırlıyoruz
Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana ülkemizde güvenli, dayanıklı, kaliteli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir beton üretiminin yaygınlaşması için çalıştıklarının altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu; ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa, bölgesel analizlerden sektör vizyonuna kadar geniş bir çerçevede, veriye dayalı değerlendirmeler ışığında gelecek perspektifi sunmaktadır. Düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, kaynak verimliliği, kalite güvencesi, dirençli yapılaşma ve insan kaynağının geliştirilmesi başta olmak üzere sektörümüzün geleceğini belirleyecek bütün başlıklarda çalışmaya devam edecek; daha güvenli şehirler, daha rekabetçi işletmeler ve daha sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla yol alacağız.” dedi.
Ekonomi
KMTSO Yüksek İstişare Kurulu Toplandı
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yüksek İstişare Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirildi. Toplantıda, Kahramanmaraş’ın ekonomik dönüşüm süreci, üretim altyapısının güçlendirilmesi ve geleceğe yönelik stratejik hedefler ele alındı.

KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu’nun başkanlığında düzenlenen toplantıda; şehrin deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, sanayide dönüşüm, ihracatın artırılması ve yüksek katma değerli üretime geçiş konuları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Kurul üyeleri, sahip oldukları tecrübe ve birikimle Kahramanmaraş’ın kalkınma yolculuğuna katkı sunacak görüş ve önerilerini paylaştı.
Toplantıda konuşan Başkan Mustafa Buluntu, Yüksek İstişare Kurulu’nun şehrin ortak akıl platformlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Kahramanmaraş’ımızın geleceğini şekillendirirken istişare kültürünü esas alıyoruz. Alanında yetkin isimlerden oluşan Yüksek İstişare Kurulumuz, bizlere yol gösteren önemli bir danışma mekanizmasıdır. Bununla birlikte, ele alınan konuların mahiyetine göre alanında ehil isimleri de toplantılarımıza davet ederek istişare sürecimizi daha da güçlendireceğiz. Şehrimizi daha güçlü bir üretim ve ihracat merkezi haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca, Avrupa Birliği Delegasyonu ile yürütülen iş birliği ve çalışmalar başta olmak üzere KMTSO’nun yürüttüğü projeler ve önümüzdeki döneme ilişkin planlanan çalışmalar hakkında da kurul üyelerine bilgilendirme yapıldı. Özellikle yüksek teknoloji yatırımları, uluslararası rekabet gücünün artırılması ve istihdam odaklı projeler öncelikli başlıklar arasında yer aldı.



































