Bizi Takip Edin

Gündem

Bakan Tunç: Çocukları Suça Sürükleyenlerle İlgili Cezaların Artırılması Söz Konusu

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 11. Yargı Paketi’nde yer alan teklifle örgüt faaliyeti çerçevesinde çocuklara suç işleten örgüt yöneticilerinin 30 yıla kadar hapis cezası alabileceklerini belirterek “Çocukları suça sürükleyen, suçta çocukları araç olarak kullananlarla ilgili cezaların arttırılması söz konusu.” dedi.

Yayımlanma:

,

Bakan Tunç, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfındaki Yargı Teşkilatı Toplantısı’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi, soruları yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Adalet sistemiyle ilgili bir dezenformasyonun, adalete güvensizliğe neden olacağına işaret eden Bakan Tunç, “Zaten bu dezenformasyonu yapanların amacı da bu. Güvensizlik oluşsun ve bundan hükümet zarar görsün. Neticede millet zarar görür bundan. Dolayısıyla yargıya güven önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ceren Özdemir’in katili açık cezaevine çıktı. Yakında topluma karışacak. Katiller aramızda dolaşıyor.” şeklinde bir dezenformasyonun yayıldığını, konuyla ilgili kamuoyunda bilinen bir gazetecinin yayın yaptığını anımsatan Bakan Yılmaz Tunç, araştırmaları sonucu bunun doğru olmadığını tespit ettiklerini söyledi.
Katilin halen yüksek güvenlikli cezaevinde bulunduğu ve çıkmasının mümkün olmadığı bilgisini veren Bakan Yılmaz Tunç, “Ama ne oldu o yayın? Milyonlarca yayıldı. O yayının altına yorumlar yapıldı. ‘İşte adalet! Türkiye’de hukuk yok’ vesaire. Tabii, ne oluyor o zaman? Adalete güven zedeleniyor. Vatandaşlarımızın adalete güven duygusunun zedelenmemesi lazım.” şeklinde konuştu.
Bakan Tunç, her meslekte olduğu gibi yargının mensupları içerisinde de yanlış yapanların olabileceğine işaret ederek, “Bunun sistem içerisindeki ayrışmasını gene yargı kendisi yapar. Gazetecilikte de öyle. Özellikle yargıyla ilgili, adaletle ilgili konularda yorum yaparken ya da bir sosyal medya paylaşımını gördüğümüzde hemen inanmamamız lazım. Doğruluğunu tespit etmek lazım. Özellikle yargıya güveni sarsmaya yönelik birtakım propagandalar da yapılıyor.” görüşünü paylaştı.
11. YARGI PAKETİ’NDE BİLİŞİM SUÇLARIYLA İLGİLİ DÜZENLEMELERİMİZ VAR
Dijital ortamdaki suç yapılanmalarına ilişkin soruyu cevaplayan Bakan Tunç, İzmir’de 16 yaşında bir çocuğun 3 polisi şehit ettiğini, bilgisayar başında tanımadıkları kimselerden “resmen eğitim aldığını”, bunun üzerine kendisini örgüt mensubu gibi gördüğünü belirtti.
Çocuğun eyleminden önce “Gideceğim, katliam yapacağım.” paylaşımında bulunduğunu hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, “Burada hem bu tür suçlar hem uyuşturucu ticareti, sanal bahis, sanal kumar, yasa dışı bütün faaliyetler, yani artık bu teknoloji çağında dolandırıcılık, kripto para vesaire tüm bunlar internet ortamında yapılan eylemler. Şimdi bunlar gerçek hayatta yapılırsa zaten suç. Gerçek hayatta bunları kovalamak daha kolay ama dijital ortamda bunların izini sürmek kolay değil.” diye konuştu.
Yaklaşık 2 hafta önce Vietnam’da Siber Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni imzaladıklarını dile getiren Bakan Tunç, sanal ortamdaki suçların bütün ülkelerin problemi olduğunu, bunun ülke sınırını aşan suçlar olduğunu söyledi.
Söz konusu suçlarla ülkelerin tek başına mücadele etmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Bakan Tunç, sözleşmeyi ilk imzalayan ülkeler arasında Türkiye’nin yer aldığını bildirdi.
“11. Yargı Paketi’nde bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerimiz var.” ifadelerini kullanan Tunç, “Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) bilişim suçlarıyla ilgili yapılan düzenlemeler, daha detaylı yapacağımız düzenlemeler.” dedi.
Bakan Tunç, sanal ortamda suç tespit edebilmek için siber polislerin sanal ortamda da devriye gezmesi gerektiğini belirterek, “Nasıl açık alanda güvenliğe önem veriyorsak siber alemde de güvenliğe önem vermemiz lazım.” görüşünü paylaştı.
ÇOCUKLARI SUÇA SÜRÜKLEYENLERİN CEZALARI ARTACAK
Adalet Bakanı Tunç, suç örgütlerine ilişkin düzenlemeler içeren TCK 220. maddede düzenlemelerin yer alacağını vurgulayarak, “Milletvekillerimiz şu anda bunu teklife daha dönüştürmediler. 11. Yargı Paketi’nde olacak. Çocukları suça sürükleyen, suçta çocukları araç olarak kullananlarla ilgili cezaların arttırılması söz konusu.” dedi.
Konuya ilişkin yasa teklifinde örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılmasının öngörüldüğünü aktaran Bakan Tunç, şu bilgileri verdi:
“Buna göre, örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapisken 5 yıldan 10 yıla çıkartılacak. Örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı 4 yıl hapis iken 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmektedir. Yine örgütün silahlı olması halinde cezada dörtte birinden yarısına kadar yapılan artırım, sadece yarısı oranında olacak şekilde düzenlenmektedir. Buna göre silahlı bir örgütü yöneten kişiye 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilirken teklife göre 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası verilebilecektir.
Diğer yandan, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılacağı kabul edilmektedir. Örneğin örgüt faaliyeti çerçevesinde çocuğa bir yeri silahla taratan, birini tehdit ettiren ya da yaralatan örgüt yöneticisine, yöneticilik suçundan dolayı verilecek, ceza yarısından bir katına artırılabilecektir. Buna göre 7 yıl 6 ay olacak alt sınırdaki hapis cezası 1/2 oranında artırılırsa 11 yıl 3 ay; 15 yıl olacak üst sınırdaki hapis cezası bir kat artırılırsa 30 yıl olabilecektir. Mevcutta çocuğu araç olarak kullanma diye bir suç yoktu.”
CHP GENEL BAŞKANI ÖZEL’E İBB SORUŞTURMALARI ELEŞTİRİSİ
Adalet Bakanı Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ilişkin başlatılan soruşturmaların başından itibaren konuyu “adli soruşturma değil, siyasi amaçla yapılmış soruşturma” gibi aktarmaya çalıştığını, bu yönde algı çalışması yaptığını söyledi.
Soruşturmalarla ilgili kamuoyuna yansıyan birtakım suçlamaların var olduğunu aktaran Bakan Tunç, “Ortaya çıkan Beşiktaş iddianamesi var, İBB Başkanı’nın yaptığı, suç teşkil ettiği iddia edilen suçlamalar var. Bunların esasıyla ilgili herhangi bir şey söylemiyor. Tamamen suçlamaları reddediyor. Bu doğru değil. Bunu yaparken de yargı mensuplarına hakaret ediyor, tehdit ediyor. Bunlar kabul edilebilecek bir şey değil.” ifadelerini kullandı.
Özel’in soruşturmaların sonucunu beklemesi, iddialarla ilgili konulara açıklık getirmesi gerektiğini söyleyen Bakan Yılmaz Tunç, “CHP İstanbul İl Başkanlığı ile ilgili olarak topladığınızı iddia ettiğiniz valiz dolusu paraların, nereden aldığınızı, nasıl toplandığını, kimlerin buraya getirdiğini gündeme getirmiyorsunuz. Sanki hiç ortada suç yokmuş, haksız bir şekilde üzerine gidiliyormuş bir algı oluşturuyor.” görüşünü paylaştı.
İddianame hazırlanmasının ardından yargılamanın başladığını ancak ilk derece mahkemesinde işin bitmediğini anımsatan Bakan Tunç, “Bunun istinafı var, itiraz süreçleriniz olacak. Yargıtayı var. Tüm bu süreçler kendi yargı mekanizması içerisinde yürüyecek konular. Olayı farklı bir tarafa çekerek, özellikle kamuoyunu bu davalar bakımından etkilemeye çalışan bir siyaset izleniyor. Bu doğru değil.” diye konuştu.
TERÖRÜ SONLANDIRMA NOKTASINDA ÖNEMLİ AŞAMALAR KAYDETTİK
Adalet Bakanı Tunç, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na davet edildiği anımsatılarak yöneltilen soru üzerine, Türkiye’nin terörle mücadelede çok enerji kaybettiğini söyledi.
Terörle mücadelede 40 yılı aşkın sürede şehitler verildiğini, Türkiye’nin trilyonlarca kaybının olduğunu ve ülkenin gelişmesi ile kalkınmasının önünde terörün çok büyük bir engel olarak bulunduğunu vurgulayan Bakan Tunç, “İstiyoruz ki bundan sonra terör diye bir problemimiz kalmasın.” dedi.
Adalet Bakan Tunç, terörle mücadelede güvenlik güçlerinin büyük fedakarlıklar gösterdiğine işaret ederek, “Terörü sonlandırma noktasında önemli aşamalar kaydettik. Teröre zemin hazırlayan, o teröre mazeret olarak gösterilen bütün unsurları ortadan kaldırdık. ” ifadelerini kullandı.
Demokratikleşme adımlarının atıldığını, Kürtçe yasaklarının kaldırıldığını “İmralı’nın çağrısında da bunların ifade edildiğini” aktaran Bakan Tunç, şöyle konuştu:
“Sayın Devlet Bahçeli’nin gruptaki çağrısı çok cesurca, tarihi bir çağrıydı. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem Ahlat’ta ondan önceki konuşmalarıyla da bütünleştiği iç cephe vurgusu, milli birlik, kardeşlik vurgusu tüm bunlarla beraber yaklaşık bir yıllık süre içinde terör örgütü İmralı’da açıklama yapıldıktan sonra kendini feshetti. Silahları yakmayla ilgili bir görüntü gördük, çekilmeyle ilgili açıklamalar oldu. Burada silah bırakma süreci önemli. Milli İstihbarat Teşkilatımız, Milli Savunma Bakanlığımız süreci izliyor. Diğer yandan Meclis’te kurulan Terörsüz Türkiye komisyonu dediğimiz, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da geniş kesimleri dinledi. Sivil toplumundan tutun da şehit ailelerine varıncaya kadar herkesi dinledi, bakanları dinledi. Meclis’in yüzde 90’ının temsili sayesinde orada geniş bir mutabakat var. Bizler de Adalet Bakanlığı olarak bu süreci destekleyen, bu süreci kolaylaştıran, idari uygulamalarla neler yapıldığını Komisyon’a anlattık.”
Bakan Tunç, mevcut mevzuat çerçevesi içerisinde yapılan çalışmaların çoğunun kamuoyuna yansımadığını belirterek, “Ama uygulamalar, sürecin sağlıklı işlemesi ve sürecin kalıcı hale gelmesi bakımından da önemliydi. Gerek hasta hükümlü ve tutuklularla ilgili endişelerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar, gerek idare ve gözlem kurullarının, cezaevlerinde iyi hal değerlendirilmesine ilişkin yaptıkları çalışmalar.” dedi.
Söz konusu sürece yargı kurumlarının da hassasiyetle baktıklarını aktaran Bakan Tunç, Komisyon’da sürecin kolaylaştırılması konusundaki çalışmaları anlattığını belirtti.
“Sürecin getirdiği adımlar olabilir.” ifadelerini kullanan Bakan Yılmaz Tunç, şöyle devam etti:
“Yani ‘Terör örgütü silah bırakırsa kanun çıkacak’ gibi pazarlık söz konusu değil böyle hukuk devleti olmaz. Böyle bir pazarlık sürecine devlet girmez. Komisyon süreci önemli, herkes dinlendi. Rapor hazırlanacak ve orada çizilecek yol haritası çerçevesinde yasal düzenleme gerekiyorsa zaten Meclis bu konuda adım atacaktır. Burada özellikle milletimizin hassasiyetleri bizim için önemli. Bu sürecin onları rahatsız edecek bir noktaya gelmemesi önemli. Bu konuda özellikle hassas davranarak milletimizin isteği doğrultusunda biz yol alacağız.”
DEMİRTAŞ’LA İLGİLİ KARARI İSTİNAF VERECEK
Bakan Yılmaz Tunç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki ihlal kararının istinaf mahkemesine ulaşıp ulaşmadığı yönündeki soru üzerine Bakan Tunç, “AİHM’in tek kararı değil bu biliyorsunuz. Yani Öcalan kararı da var geçmişte, Kavala kararı da var. Bakanlar Komitesi’nde görüşmeleri devam edenler de var.” dedi.
Demirtaş ile ilgili dosyanın, kamuoyunda “Kobani davası” olarak bilinen davaya ilişkin olduğunu aktaran Bakan Tunç, “Hepinizin bildiği gibi Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesinde 16 Mayıs 2024’te Demirtaş ve arkadaşları mahkum olmuştu. Bir kısım sanıklar süreli hapis cezaları ve beraatler de almıştı. Şimdi bu dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinde görülüyor.” bilgisini paylaştı.
“Özgürlük ve güvenlik hakkı ihlal, tutuklamaya yönelik ihlaller” iddiasıyla AİHM’e yapılan başvuruda Mahkeme’nin ihlal kararı verdiğini anımsatan Tunç, “Bu daire kararına itiraz edilecek mi, edilmeyecek mi gibi bir kamuoyunda tartışmalar oldu. Burada bu süreçlerde biz daire kararlarının Genel Büyük Daire’de görüşülmesini istiyoruz. Büyük Daire’ye gitmeden önce 5 kişilik bir panel var. Bu panel ‘Görüşülmesine gerek yok’ dedi ve daire kararı kesinleşti. Daire kararı şu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından değerlendirilecek.” ifadelerini kullandı.
Bakan Yılmaz Tunç, Demirtaş’la ilgili ilk derece mahkemesinde hüküm verildiğini, Demirtaş’ın “hükümözlü” sıfatıyla dosyasının istinafta olduğunu belirterek, “Buradaki değerlendirme şu anda mahkemenin önünde. Mahkeme ne karar verecek hep beraber bekleyeceğiz.” dedi.
TÜRKİYE’NİN AİHM KARARLARINA UYMA ORANI YÜZDE 91
Adalet Bakanı Tunç, “Türkiye’nin AİHM kararlarına uymayan bir ülke” olduğu yönünde bir genelleme yapıldığını belirterek, bunun doğru olmadığını söyledi.
Her ülkenin uymadığı kararların bulunduğunu dile getiren Bakan Tunç, şunları kaydetti:
“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olan ülkelerin karara uyma ortalaması yüzde 79. Türkiye’nin uyma oranı ise yüzde 91. Türkiye’de bazı davalar, özellikle dışarıdan da çok siyasallaştırılıyor. O siyasallaştırılan davalar öne çıkarılarak sanki Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının hiçbirine uymuyor gibi bir algı çalışması yapılıyor.”
YENİ ANAYASA ÇOK BÜYÜK KAZANÇ OLUR
Adalet Bakanı Tunç, yeni bir anayasanın Türkiye için önemli olduğunu belirterek, “‘Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına girdik’ diyoruz. ‘Artık darbeler devri kapanmıştır’ diyoruz. Biz darbecilerin yazdırdığı bir Anayasa’yla yönetiliyoruz.” dedi.
Mevcut Anayasa’nın millet tarafından, milletin temsilcileri tarafından yazdırılan bir anayasa olmadığına dikkati çeken Bakan Tunç, 1982 Anayasası’na ilişkin, “Millet oy verip kabul etmek zorunda kaldı ama bir an önce demokratik siyasi hayata geçebilmek için kabul ettiği bir anayasa.” değerlendirmesinde bulundu.
“Sadece darbeciler tarafından yazdırılmış olması bile tek başına Anayasa’nın değişmesi için yeterli bir sebeptir.” ifadesini kullanan Bakan Tunç, “Diğer yandan, yamalı bohça gibi. 170 küsur madde var, 180 değişiklik var. Yani, maddeden fazla değişiklik yapılmış. Mülga maddeler var, sıkıyönetimle ilgili maddeler var ama hep boş maddeler.” görüşünü paylaştı.
Bakan Yılmaz Tunç, amaçlarının anayasada yeknesaklığı oluşturmak, sonradan oluşan kurumların diğer maddelerle uyumunu sağlamak, yeni krizlere yol açmamak olduğunu bildirerek, “Hem de demokratik, sivil, katılımcı bir anlayışla yeni anayasayı milletin temsilcileri ile yazıp millet tarafından onaylanmasını sağlamak. Böyle bir Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ikinci yüz yılının başlangıcında çok büyük kazanç olur.” dedi.
Temel hak ve özgürlükleri önceleyen, her kesimin kendini içinde bulduğu, toplum sözleşmesi hüviyetinde bir anayasayı Türkiye’nin yapabileceğini belirten Bakan Tunç, “Darbe anayasasından da kurtulmuş oluruz. Darbeleri anmak kötü bir şey. O eski karanlık günlere bir daha geri dönmeyelim, bu ülkede bir daha darbe olmasın diye önemli yapısal reformlar da yaptık.” şeklinde konuştu.
Bakan Tunç, İç Hizmet Kanunu 35. maddenin daha önce hep darbelere gerekçe gösterildiğini, bu maddenin 14 Temmuz 2016’da yürürlükten kaldırdığını, ertesi gün darbe girişiminin yaşandığını dile getirerek, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sıkıyönetimi düzenleyen maddeler kaldırıldı, darbeciler yargılanamaz denilen maddeler kaldırıldı. Milli Güvenlik Kurulu’nun yapısı, Yüksek Askeri Şura’nın yapısı, askeri yargının kaldırılması, bunlar çok demokratik adımlar ama bunlar hep muhtelif zamanlarda farklı gerekçelerle yapabildiğimiz ilerlemeler. Diyoruz ki artık topyekun Millet Meclisi’nde milletvekillerimizin uzlaşmasıyla bir anayasa yapalım. İnşallah olur. Terörsüz Türkiye konuştuğumuz şu ortamda, milletvekillerimiz yeni anayasa çalışması içerisinde olursa ve bu konuda uzlaşma sağlanırsa inşallah milletimize olan borcumuzu yerine getirmiş oluruz.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

5,2 Büyüklüğündeki Deprem, Kısa Süreli Paniğe Neden Oldu

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 08.52’de merkez üssü Van’ın Tuşba ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Depremin yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.

Yayımlanma:

,

Yazan:

Sarsıntı yalnızca Van ile sınırlı kalmadı; çevre iller olan Ağrı, Bitlis, Iğdır ve Hakkari’de de hissedildi. Depremi yaşayan birçok vatandaş, yaşadıkları anları sosyal medya üzerinden paylaşarak durumu duyurdu.

Ana depremin ardından saat 09.00 sıralarında 3,2 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı daha meydana geldi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Su Kayıplarının Yüzde 35’i Altyapı Ve Depolama Sistemlerinden Kaynaklanıyor!

Türkiye’de suyun önemli bir bölümü, altyapı yetersizlikleri ve depolama sistemlerindeki sorunlar nedeniyle kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor; bu durum hem su kaynaklarını tehdit ediyor hem de sağlık ve yapı güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor.

Yayımlanma:

,

Yazan:

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti.

Suyun yaşam alanlarımıza ulaşana kadar kalitesini ne ölçüde korunduğunu ve ne kadarının yolda kaybolduğunu bilmiyoruz. Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 35’i altyapı sorunları ve depolama sistemlerindeki yetersizlikler nedeniyle henüz kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor. Üstelik bu kayıplar yalnızca bina içi tesisatlar ve depolarla sınırlı kalmıyor. Belediyeler ve su idareleri tarafından kullanılan betonarme su depolarında oluşan çatlaklar ve sızıntılar da ciddi miktarda su kaybına neden oluyor. Bu durum, hem ülke ekonomisi hem de sürdürülebilir su yönetimi açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.

SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUYOR

Betonarme depolarda oluşan mikro çatlaklar, aynı zamanda suyun dış etkenlerle temas etmesine yol açarak; bakteri, yosun ve diğer zararlı oluşumlar için uygun bir ortam hazırlıyor. Bu da mide ve bağırsak enfeksiyonlarından bağışıklık sistemi problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Öte yandan fark edilmeyen su kaçakları, binaların temelinde nem, küf ve zamanla yapısal hasar oluşmasına da neden olabiliyor.

SU KAYBOLUYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, YAPILAR ZARAR GÖRÜYOR

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti:

“Türkiye’de suyun önemli bir bölümü şebekeye verildikten sonra kayboluyor. Bu kayıplar yalnızca bina içindeki depolarda değil, belediyelerin kullandığı betonarme su depolarında da meydana geliyor. Depremler nedeniyle statik taşıyıcılığını kaybeden betonarme su depolarında zamanla çatlama ve sızdırma problemleri oluşabiliyor. Bu durum su kaybının yanı sıra binalarda yapısal hasar oluşmasına ve suyun dış etkenlere açık hale gelmesine neden oluyor.

BELEDİYELER YENİ NESİL ÇÖZÜMLERE YÖNELİYOR

Geleneksel depolama yöntemlerinin yarattığı bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri ile apartman ve site yönetimleri, alternatif sistemlere yöneliyor. Yenilikçi ve çevreci bir teknoloji olan GRP su depoları, bu noktada öne çıkan çözümler arasında yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılan bu sistemler, Türkiye’de de giderek daha fazla tercih ediliyor.”

“GRP DEPOLAR SUYUN YAPISINI KORUYOR, KAYIPLARI ÖNLÜYOR”

GRP su depolarının teknik avantajlarına da dikkat çeken Yağız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“GRP su depolarını, yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC (Cam elyaf takviyeli kompozit) olarak adlandırılan özel bir malzeme ile üretiyoruz. Bu yapı sayesinde depolar yüksek mukavemet gösterirken, düşük ısı iletkenliği sayesinde aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından minimum düzeyde etkileniyor. Böylece hem sızıntıları önlüyoruz hem de suyun içerisinde yosun, mantar ve bakteri oluşumunu engelleyerek hijyenik yapının korunmasını sağlıyoruz.” dedi.

Okumaya Devam Et

Gündem

Bakan Kurum, 2-8 Mart Kura Takvimini Açıkladı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi’nde 2 – 8 Mart haftasının kura programını paylaştı. Bakan Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona geliyoruz. Bugüne kadar 75 şehirde 331 bin 833 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’da kura heyecanı var. 71 bin 799 anahtarımızın daha sahiplerini belirleyecek, sevincini milletimizle paylaşacağız” mesajını verdi. Salı günü Ankara’da düzenlenecek kura çekim törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum katılacak. Cuma günü Hatay’ın kura çekim töreni de Bakan Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilecek.

Yayımlanma:

,

Yazan:

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’nın hayata geçirdiği Yüzyılın Konut Projesi’nin kura çekimlerinde 9 hafta geride kaldı. 29 Aralık 2025’te başlayan kura süreci, 27 Şubat Cuma Edirne, Denizli ve Osmaniye’deki kura çekimleriyle devam etti.

BUGÜNE KADAR 75 İLDE KURALAR ÇEKİLDİ

29 Aralık 2025- 1 Mart 2026 tarihleri arasında, Adıyaman, Şırnak, Hakkari, Siirt, Van, Mardin, Ağrı, Batman, Iğdır, Bitlis, Kars, Muş, Ardahan, Antalya, Bingöl, Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Rize, Erzurum, Malatya, Erzincan, Şanlıurfa, Trabzon, Tokat, Amasya, Manisa, Sivas, Kastamonu, Aydın, Giresun, Kilis, Sinop, Niğde, Ordu, Aksaray, Karabük, Samsun, Nevşehir, Bartın, Elazığ, Kayseri, Zonguldak, Kırşehir, Düzce, Kahramanmaraş, Afyonkarahisar, Yalova, Kırıkkale, Yozgat, Kütahya, Bilecik, Çankırı, Bolu, Tekirdağ, Balıkesir, Kocaeli, Eskişehir, Karaman, Konya, Sakarya, Mersin, Kırklareli, Diyarbakır, Adana, Çanakkale, Gaziantep, Bursa, Uşak, Isparta, Burdur, Edirne, Denizli, Osmaniye’de kura çekimleri tamamlandı. Böylece 75 ilde toplam 331 bin 833 konutun hak sahipleri noter huzurunda belirlenmiş oldu.

BAKAN KURUM: KURA ÇEKİMLERİNDE SONA GELİYORUZ

Sosyal medya hesabından 2-8 Mart haftasının kura takvimini paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona geliyoruz. Bugüne kadar 75 şehirde 331 bin 833 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’da kura heyecanı var. 71 bin 799 anahtarımızın daha sahiplerini belirleyecek, sevincini milletimizle paylaşacağız” mesajını verdi.

ANKARA’NIN KURA ÇEKİM TÖRENİ CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE

Salı günü Ankara’nın kura çekim töreni Cumhurbaşkanlığı Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bakan Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilecek. Kura töreninde Ankara’da 31 bin 73 konutun hak sahipleri belirlenecek. Bakan Kurum, cuma günü de Hatay’ın kura çekim törenine katılacak.

4 İLDE DAHA 71 BİN 799 KONUTUN DAHA HAK SAHİPLERİ BELİRLENECEK

2-8 Mart haftası takvimine göre; 3 Mart Salı Ankara’da 31 bin 73, 4 Mart Çarşamba Muğla’da 6 bin 417, 6 Mart Cuma İzmir’de 21 bin 20, Hatay’da 13 bin 289 konutun daha hak sahipleri belirlenecek. 2-8 Mart haftasında 4 ilde 71 bin 799 konutun daha hak sahipleri belirlenmiş olacak. Böylece 79 ilde 403 bin 632 konut için kura çekimi tamamlanmış olacak.

Okumaya Devam Et
Reklam Alanı
Kahramanmaraş7 Nisan 2026 19:31

Kahramanmaraş’ın Kültürü İstanbul’a Tanışıyor!

Ekonomi7 Nisan 2026 18:39

Kahramanmaraşlı Üreticiler Konya Tarım Fuarı’na Uğurlandı

Kahramanmaraş7 Nisan 2026 17:58

Şehir Çiçek Açtı; Kavşaklarda Görsel Şölen

Kahramanmaraş7 Nisan 2026 17:46

Kahramanmaraş’ta Toplu Taşımada Yeni Dönem Başladı!

Kahramanmaraş7 Nisan 2026 17:13

Gençliğin Kahramanmaraş’taki Yeni Merkezinde Yüzde 80 Seviyesine Ulaşıldı

Kahramanmaraş7 Nisan 2026 17:00

Onikişubat’ta 9 Farklı Mahallede Kaldırım Ve Yol Çalışması

Kahramanmaraş7 Nisan 2026 16:36

Kahramanmaraş’ta İtfaiye, Mart Ayında 667 Olaya Müdahale Etti

Ekonomi7 Nisan 2026 12:19

İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Lokomotifi Oldu

Kahramanmaraş6 Nisan 2026 14:22

ALO 153, Mart Ayında Vatandaşlara Etkin Hizmet Sundu

Kahramanmaraş5 Nisan 2026 16:16

Kahramanmaraş’ın Madalya Günü Gururla Kutlandı

Kahramanmaraş5 Nisan 2026 16:14

“Aile İçi İletişim” Söyleşisi Andırın’da Yoğun İlgi Gördü

Kahramanmaraş4 Nisan 2026 12:40

“İstiklal Madalyası, Aziz Ecdadın Şanlı Zaferinin Edebi Bir Tescilidir”

Gündem4 Nisan 2026 12:01

5,2 Büyüklüğündeki Deprem, Kısa Süreli Paniğe Neden Oldu

Kahramanmaraş4 Nisan 2026 12:00

Başkan Akpınar’dan 5 Nisan Madalya Günü Mesajı

Kahramanmaraş4 Nisan 2026 03:43

KSÜ THM Korosu Konseri Büyük İlgi Gördü

Ekonomi3 Nisan 2026 21:46

KMTSO Yüksek İstişare Kurulu Toplandı

Kahramanmaraş3 Nisan 2026 17:48

Onikişubat Belediyesi’nden 62. Kütüphaneler Haftası’na Özel Anlamlı Etkinlikler

Kahramanmaraş3 Nisan 2026 16:57

Kahramanmaraş’ın Türk Edebiyatındaki Yeri Derinlemesine Ele Alındı

Siyaset3 Nisan 2026 16:56

AK Parti Kahramanmaraş Heyeti İçişleri Bakanı Çiftçi ile Bir Araya Geldi

Kahramanmaraş3 Nisan 2026 16:52

Deprem Sonrası Çalışmalar Değerlendirildi: Hedef Daha Güçlü Kahramanmaraş

Kahramanmaraş8 Ocak 2025 19:02

KMTSO Başkanı Buluntu’dan Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı

Kahramanmaraş3 Ekim 2024 18:01

Şehrin Yeni Mekânı Çamlıca Restoran, Misafirlerini Ağırlamaya Başladı

Kahramanmaraş11 Şubat 2025 16:22

KMTSO Başkanı Buluntu’dan ‘Kurtuluş Bayramı’ Mesajı

Siyaset26 Nisan 2025 03:24

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu Bugün Kahramanmaraş’ta

Siyaset22 Nisan 2025 14:13

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu 26 Nisan’da Kahramanmaraş’ta

Asayiş29 Nisan 2025 22:43

Kahramanmaraş’ta İl Başkan Yardımcısı, Belediye Başkan Yardımcısını Yaraladı

Sağlık6 Haziran 2025 00:21

HG Holding Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Halil Gürsoy’dan Kurban Bayramı Mesajı

Siyaset10 Eylül 2024 00:22

AK Parti Kahramanmaraş’ta İlçe Başkanlıklarında Yeni Dönem

Sağlık8 Ekim 2024 16:02

Birlik Sağlık Sen’den Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürü Hakkında Suç Duyurusu

Spor4 Kasım 2024 12:38

İstiklalspor Basketbol Takımı Fırtına Gibi Başladı

Gündem2 Haziran 2025 18:26

İletişim Başkanlığı Sosyal Eğitim Faaliyetlerine  Devam Ediyor

Kahramanmaraş3 Nisan 2024 15:25

Türkoğlu Belediye Başkanı Mehmet Karaca Mazbatasını Aldı

Eğitim17 Eylül 2024 16:58

Başkan Toptaş, Üniversite Hazırlık Kursu’nu Başlattı

Sağlık10 Nisan 2025 17:56

Belediye Başkanlarından HG Hospital’a Ziyaret

Ekonomi2 Nisan 2025 15:14

Başkan Gül, “Amaç Boykot Değil, Milli Zarar!”

Gündem29 Ekim 2024 12:58

Al Sancak Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı İsmail Yenigül’den 29 Ekim Mesajı

Gündem10 Kasım 2024 01:27

Başkan Hanifi Toptaş’tan ‘10 Kasım’ Mesajı

Kahramanmaraş15 Ağustos 2024 05:12

Kentine Sevdalı Başkan, Kahramanmaraş’ın Talihini Değiştiriyor

Siyaset6 Mayıs 2025 04:38

Anahtar Parti’den Kuraklık Ve Su Krizine Karşı Tarımda Acil Eylem Çağrısı

Spor3 Ocak 2025 11:32

Sanko Okulları Basketbolda Şampiyon Oldu

Öne Çıkanlar