Gündem
Gençlik Ve Geleceği
Geçmişten günümüze, gençliğin geleceğinin bu kadar belirsiz ve karmaşık hale geldiği bir dönem yaşanmamıştır. Binlerce yıl süren tarım toplumunda yaşayanların seçenekleri çok kısıtlı olduğu için bir gencin yaşayabilecekleri kendinden öncekilerden çok da farklı olmayacaktı. Yaklaşık iki asır süren Sanayi toplumunda ise çeşitli seçenekler ve birçok yeni meslekler ortaya çıktı. Sanayi çağında yaşanan teknolojik gelişmeler herkesin hayatını fazlasıyla etkiledi. Bu dönemde ortaya çıkan fırsatlarla, gençlerin bu fırsatları değerlendirme yeteneklerine göre gelecekleri şekillenmeye başladı.
Geçmişten günümüze, gençliğin geleceğinin bu kadar belirsiz ve karmaşık hale geldiği bir dönem yaşanmamıştır. Binlerce yıl süren tarım toplumunda yaşayanların seçenekleri çok kısıtlı olduğu için bir gencin yaşayabilecekleri kendinden öncekilerden çok da farklı olmayacaktı. Yaklaşık iki asır süren Sanayi toplumunda ise çeşitli seçenekler ve birçok yeni meslekler ortaya çıktı. Sanayi çağında yaşanan teknolojik gelişmeler herkesin hayatını fazlasıyla etkiledi. Bu dönemde ortaya çıkan fırsatlarla, gençlerin bu fırsatları değerlendirme yeteneklerine göre gelecekleri şekillenmeye başladı.
- KUŞAKLAR FARKI
Günümüzde ise değişimler çok hızlı yaşanmaya başladı. 1965-1980 yıllarında dünyaya gelen X kuşağı, 1980-1999 yılları dünyaya gelen Y kuşağı, 2000-2012 yılları arasında doğan Z kuşağı çok farklı özellikler taşımaktadır. 2013 ve sonrası doğanlar ise Alfa kuşağı tamamen teknolojinin içine doğmuş ve teknoloji ile iç içe bir yaşam sürdürmektedir. Diğer yandan kuşakların birbirlerinden kopma dönemi çok kısalmıştır.
Düne ait değerleri taşıyan X ve Y kuşağı ile bugünün Z kuşağı arasında çok farklılıklar var. Düne ait değerler ve kalıplara göre verilen eğitimler bugün bir işe yaramamaktadır. Z kuşağı gençliği bugün her şeyi sorgulamaktadır. Tamamen internet tabanlı bilgi ve mesajlarla büyüyen Z kuşağı küresel olarak ortak kültür etrafında buluşmaktadır.
İşte bu noktada düne ait değerlere sahip aileler ile çocukları arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır. Sadece son 3 yıla baktığımızda yaşadıklarımıza bir anlam vermek çok zor. Pandemi geldi evlere kapandık. Maskesiz sokağa çıkamaz hale geldik. Tedarik zincirleri koptu. Küresel olarak fiyatların hızla arttığı bir süreci yaşıyoruz. Yetmedi 3.dünya savaşı ha çıktı çıkacak endişesiyle geçen günler yaşıyoruz. Küresel göç hareketleri artarak devam ediyor.
- BAZI MESLEKLER HIZLA YOK OLACAK
Gençler, bu kadar değişken ve belirsizliklerle dolu günümüz dünyasında doğru tercihler yapmak zorundasınız. Artık alacağınız üniversite diplomalarından daha çok yetkinlikleriniz önemli hale geldi. Günümüzdeki binlerce meslek yakın bir gelecekte yok olacak. Yeni meslekler ortaya çıkacak. Sizler bu değişim sürecine çok hızlı uyum sağlamak durumunda kalacaksınız.
Eğitim için büyük binalara artık ihtiyaç kalmıyor. Öğrenmek istediğiniz her bilgiye dijital ortamda erişmeniz mümkün hale geldi. Bir öngörüye göre 2030 yılına kadar dünyanın en büyük şirketlerinden biri dijital eğitim veren bir teknoloji şirketi olacak.
A ülkesinde yaşayıp B ülkesindeki bir şirket için evden çalışılabilen yeni iş modeli ortaya çıkmaya başladı. Artık küresel ölçekte kabul gören yetkinlikler edinmek gerekiyor. Fırsatları görebilmek için sıra dışı bir yaklaşım geliştirmek önemli. Gerekli gereksiz bilgi ayrımı yaparak, gerekli bilgileri hızlı öğrenmek gerekiyor. Bunun için birlikte öğrenme modelleri uygulayanlar birkaç adım öne çıkacak. Çok yakın bir gelecekte tüm kitaplar bir tabletin içine yüklenerek sunulacak. Kitap okumak yerine sesli kitap öne çıkacak. Biraz daha ilerisi özet sesli kitaplar dönemi başlamak üzere.
Gençler yenidünya düzeninin şartlarını ve fırsatlarını daha erken fark edip, ona göre bir hazırlık sürecine girmek kaçınılmaz hale geldi. Bu değişimi tüm eğitim kurumları, universiteler, milli eğitim bakanlığı, özellikle ailelerin çok iyi anlaması gerekiyor. Aileler çocuklarının tüm geleceğini sadece sınav başarısına endeksli kurgulayıp tüm imkanları buraya harcarlarsa, yolun sonunda onları büyük bir hayal kırıklığı bekliyor olacak. Bu değişimi sinema, dizi filmler ve tüm medya araçlarıyla halka doğru anlatmak çok yerinde olacaktır.
Artık illaki bir firmaya çalışan olmak yerine kendi başınıza yapabileceğiniz işler için gerekli beceri ve donanıma sahip olmak öne çıkıyor. Mesleki eğitim ve yetkinlikler göz ardı edilmemeli.
Geleceğinizi yeniden gözden geçirmenizi dilerim. Kalın sağlıcakla…
- EMİR ÇETİNKAYA
Gündem
5,2 Büyüklüğündeki Deprem, Kısa Süreli Paniğe Neden Oldu
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 08.52’de merkez üssü Van’ın Tuşba ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Depremin yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.

Sarsıntı yalnızca Van ile sınırlı kalmadı; çevre iller olan Ağrı, Bitlis, Iğdır ve Hakkari’de de hissedildi. Depremi yaşayan birçok vatandaş, yaşadıkları anları sosyal medya üzerinden paylaşarak durumu duyurdu.
Ana depremin ardından saat 09.00 sıralarında 3,2 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı daha meydana geldi.
Gündem
Su Kayıplarının Yüzde 35’i Altyapı Ve Depolama Sistemlerinden Kaynaklanıyor!
Türkiye’de suyun önemli bir bölümü, altyapı yetersizlikleri ve depolama sistemlerindeki sorunlar nedeniyle kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor; bu durum hem su kaynaklarını tehdit ediyor hem de sağlık ve yapı güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti.
Suyun yaşam alanlarımıza ulaşana kadar kalitesini ne ölçüde korunduğunu ve ne kadarının yolda kaybolduğunu bilmiyoruz. Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 35’i altyapı sorunları ve depolama sistemlerindeki yetersizlikler nedeniyle henüz kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor. Üstelik bu kayıplar yalnızca bina içi tesisatlar ve depolarla sınırlı kalmıyor. Belediyeler ve su idareleri tarafından kullanılan betonarme su depolarında oluşan çatlaklar ve sızıntılar da ciddi miktarda su kaybına neden oluyor. Bu durum, hem ülke ekonomisi hem de sürdürülebilir su yönetimi açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUYOR
Betonarme depolarda oluşan mikro çatlaklar, aynı zamanda suyun dış etkenlerle temas etmesine yol açarak; bakteri, yosun ve diğer zararlı oluşumlar için uygun bir ortam hazırlıyor. Bu da mide ve bağırsak enfeksiyonlarından bağışıklık sistemi problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Öte yandan fark edilmeyen su kaçakları, binaların temelinde nem, küf ve zamanla yapısal hasar oluşmasına da neden olabiliyor.
SU KAYBOLUYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, YAPILAR ZARAR GÖRÜYOR
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti:
“Türkiye’de suyun önemli bir bölümü şebekeye verildikten sonra kayboluyor. Bu kayıplar yalnızca bina içindeki depolarda değil, belediyelerin kullandığı betonarme su depolarında da meydana geliyor. Depremler nedeniyle statik taşıyıcılığını kaybeden betonarme su depolarında zamanla çatlama ve sızdırma problemleri oluşabiliyor. Bu durum su kaybının yanı sıra binalarda yapısal hasar oluşmasına ve suyun dış etkenlere açık hale gelmesine neden oluyor.
BELEDİYELER YENİ NESİL ÇÖZÜMLERE YÖNELİYOR
Geleneksel depolama yöntemlerinin yarattığı bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri ile apartman ve site yönetimleri, alternatif sistemlere yöneliyor. Yenilikçi ve çevreci bir teknoloji olan GRP su depoları, bu noktada öne çıkan çözümler arasında yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılan bu sistemler, Türkiye’de de giderek daha fazla tercih ediliyor.”
“GRP DEPOLAR SUYUN YAPISINI KORUYOR, KAYIPLARI ÖNLÜYOR”
GRP su depolarının teknik avantajlarına da dikkat çeken Yağız, sözlerini şöyle sürdürdü:
“GRP su depolarını, yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC (Cam elyaf takviyeli kompozit) olarak adlandırılan özel bir malzeme ile üretiyoruz. Bu yapı sayesinde depolar yüksek mukavemet gösterirken, düşük ısı iletkenliği sayesinde aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından minimum düzeyde etkileniyor. Böylece hem sızıntıları önlüyoruz hem de suyun içerisinde yosun, mantar ve bakteri oluşumunu engelleyerek hijyenik yapının korunmasını sağlıyoruz.” dedi.
Gündem
Bakan Kurum, 2-8 Mart Kura Takvimini Açıkladı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi’nde 2 – 8 Mart haftasının kura programını paylaştı. Bakan Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona geliyoruz. Bugüne kadar 75 şehirde 331 bin 833 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’da kura heyecanı var. 71 bin 799 anahtarımızın daha sahiplerini belirleyecek, sevincini milletimizle paylaşacağız” mesajını verdi. Salı günü Ankara’da düzenlenecek kura çekim törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum katılacak. Cuma günü Hatay’ın kura çekim töreni de Bakan Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilecek.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’nın hayata geçirdiği Yüzyılın Konut Projesi’nin kura çekimlerinde 9 hafta geride kaldı. 29 Aralık 2025’te başlayan kura süreci, 27 Şubat Cuma Edirne, Denizli ve Osmaniye’deki kura çekimleriyle devam etti.
BUGÜNE KADAR 75 İLDE KURALAR ÇEKİLDİ
29 Aralık 2025- 1 Mart 2026 tarihleri arasında, Adıyaman, Şırnak, Hakkari, Siirt, Van, Mardin, Ağrı, Batman, Iğdır, Bitlis, Kars, Muş, Ardahan, Antalya, Bingöl, Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Rize, Erzurum, Malatya, Erzincan, Şanlıurfa, Trabzon, Tokat, Amasya, Manisa, Sivas, Kastamonu, Aydın, Giresun, Kilis, Sinop, Niğde, Ordu, Aksaray, Karabük, Samsun, Nevşehir, Bartın, Elazığ, Kayseri, Zonguldak, Kırşehir, Düzce, Kahramanmaraş, Afyonkarahisar, Yalova, Kırıkkale, Yozgat, Kütahya, Bilecik, Çankırı, Bolu, Tekirdağ, Balıkesir, Kocaeli, Eskişehir, Karaman, Konya, Sakarya, Mersin, Kırklareli, Diyarbakır, Adana, Çanakkale, Gaziantep, Bursa, Uşak, Isparta, Burdur, Edirne, Denizli, Osmaniye’de kura çekimleri tamamlandı. Böylece 75 ilde toplam 331 bin 833 konutun hak sahipleri noter huzurunda belirlenmiş oldu.
BAKAN KURUM: KURA ÇEKİMLERİNDE SONA GELİYORUZ
Sosyal medya hesabından 2-8 Mart haftasının kura takvimini paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona geliyoruz. Bugüne kadar 75 şehirde 331 bin 833 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’da kura heyecanı var. 71 bin 799 anahtarımızın daha sahiplerini belirleyecek, sevincini milletimizle paylaşacağız” mesajını verdi.
ANKARA’NIN KURA ÇEKİM TÖRENİ CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE
Salı günü Ankara’nın kura çekim töreni Cumhurbaşkanlığı Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bakan Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilecek. Kura töreninde Ankara’da 31 bin 73 konutun hak sahipleri belirlenecek. Bakan Kurum, cuma günü de Hatay’ın kura çekim törenine katılacak.
4 İLDE DAHA 71 BİN 799 KONUTUN DAHA HAK SAHİPLERİ BELİRLENECEK
2-8 Mart haftası takvimine göre; 3 Mart Salı Ankara’da 31 bin 73, 4 Mart Çarşamba Muğla’da 6 bin 417, 6 Mart Cuma İzmir’de 21 bin 20, Hatay’da 13 bin 289 konutun daha hak sahipleri belirlenecek. 2-8 Mart haftasında 4 ilde 71 bin 799 konutun daha hak sahipleri belirlenmiş olacak. Böylece 79 ilde 403 bin 632 konut için kura çekimi tamamlanmış olacak.



































