Gündem
Yaralarımızı Birlikte Sarıyoruz
Konukoğlu Ailesinin, Gaziantep başta olmak üzere bölgede sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmek amacıyla Vakıf kültürü anlayışıyla kurduğu SANKO Üniversitesi Hastanesi, 6 Şubat’ta meydana gelen depremin ilk anından itibaren tüm branşlarda sunduğu sağlık hizmetlerinin yanı sıra, hasta yakınları ve depremzedelere barınma ve yemek olanağı da sağladı.
SANKO Üniversitesi Hastanesi, Hastane Afet ve Acil Durum Planı Başkanı Dr. Suat Özerbaş, 474 depremzede hastanın acil ve yataklı tedaviye alındığını, bunlardan 97’sinin ameliyat edildiğini söyledi.
Göçük altından çıkarılıp SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne getirilen depremzede hastalardan hiçbir ücret alınmadığına dikkat çeken Dr. Özerbaş, ilk günden itibaren hasta, hasta yakınları ve depremden etkilenerek hastanenin barınma ve yemek olanaklarından yararlananlara 40 bin 100 öğün sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği verildiğinin altını çizdi.
Dr. Özerbaş, bine yakın depremzede için hastanenin uygun bölümlerinin barınmak isteyenlere açıldığını, koltuk, kanepe, çarşaf, pike, battaniye, yastık gibi her türlü olanağın sunulduğunu kaydetti.
Bu dönemde çalışan personel ve zor durumda olan yakınlarının da hastanede sunulan olanaklardan yararlandırıldığına işaret eden Dr. Özerbaş, Hastane Afet ve Acil Durum Planı kapsamında görevli personelin ilk andan itibaren hastaneden ayrılmadan görevlerini yürüttüklerini, çoğu personelin de yakınlarıyla beraber hastanede konaklayarak görevlerini aksatmadıklarına vurgu yaptı.
“Depremin ilk dakikalarından itibaren devreye alınan kriz yönetimi süreci kapsamında, acil servis koordinasyonunda ilgili tüm uzman hekim kadromuz görevi başında kalmış, hastaneden hiç ayrılmamışlardır” diyen Dr. Özerbaş, şu bilgileri paylaştı:
“Ayrıca asistan hekimlerimiz, Tıp Fakültesi 6. Sınıf öğrencisi intörn doktorlarımız Tıp Fakültesi 5’inci ve 4’üncü sınıf stajyer doktorlarımız, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı öğrencilerimiz gönüllü olarak uzman hekimlerimizin kontrolünde canı gönülden görev yapmıştır.
Hastanemizde yürüttüğümüz faaliyetlerin yanı sıra, deprem bölgelerinden tıbbi ve hijyen malzemeleri tile gıda ve diğer ihtiyaçlar için ulaşan kurum ve kuruluşlara da talep ettikleri konularda destek verilmiştir.
Bu zor günlerde birlik ve beraberlik içerisinde her türlü sorunun üstesinden birlikte geleceğiz, yaralarımızı birlikte saracağız. Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.”
Gündem
5,2 Büyüklüğündeki Deprem, Kısa Süreli Paniğe Neden Oldu
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 08.52’de merkez üssü Van’ın Tuşba ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Depremin yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.

Sarsıntı yalnızca Van ile sınırlı kalmadı; çevre iller olan Ağrı, Bitlis, Iğdır ve Hakkari’de de hissedildi. Depremi yaşayan birçok vatandaş, yaşadıkları anları sosyal medya üzerinden paylaşarak durumu duyurdu.
Ana depremin ardından saat 09.00 sıralarında 3,2 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı daha meydana geldi.
Gündem
Su Kayıplarının Yüzde 35’i Altyapı Ve Depolama Sistemlerinden Kaynaklanıyor!
Türkiye’de suyun önemli bir bölümü, altyapı yetersizlikleri ve depolama sistemlerindeki sorunlar nedeniyle kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor; bu durum hem su kaynaklarını tehdit ediyor hem de sağlık ve yapı güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor.

22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti.
Suyun yaşam alanlarımıza ulaşana kadar kalitesini ne ölçüde korunduğunu ve ne kadarının yolda kaybolduğunu bilmiyoruz. Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 35’i altyapı sorunları ve depolama sistemlerindeki yetersizlikler nedeniyle henüz kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor. Üstelik bu kayıplar yalnızca bina içi tesisatlar ve depolarla sınırlı kalmıyor. Belediyeler ve su idareleri tarafından kullanılan betonarme su depolarında oluşan çatlaklar ve sızıntılar da ciddi miktarda su kaybına neden oluyor. Bu durum, hem ülke ekonomisi hem de sürdürülebilir su yönetimi açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUYOR
Betonarme depolarda oluşan mikro çatlaklar, aynı zamanda suyun dış etkenlerle temas etmesine yol açarak; bakteri, yosun ve diğer zararlı oluşumlar için uygun bir ortam hazırlıyor. Bu da mide ve bağırsak enfeksiyonlarından bağışıklık sistemi problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Öte yandan fark edilmeyen su kaçakları, binaların temelinde nem, küf ve zamanla yapısal hasar oluşmasına da neden olabiliyor.
SU KAYBOLUYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, YAPILAR ZARAR GÖRÜYOR
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti:
“Türkiye’de suyun önemli bir bölümü şebekeye verildikten sonra kayboluyor. Bu kayıplar yalnızca bina içindeki depolarda değil, belediyelerin kullandığı betonarme su depolarında da meydana geliyor. Depremler nedeniyle statik taşıyıcılığını kaybeden betonarme su depolarında zamanla çatlama ve sızdırma problemleri oluşabiliyor. Bu durum su kaybının yanı sıra binalarda yapısal hasar oluşmasına ve suyun dış etkenlere açık hale gelmesine neden oluyor.
BELEDİYELER YENİ NESİL ÇÖZÜMLERE YÖNELİYOR
Geleneksel depolama yöntemlerinin yarattığı bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri ile apartman ve site yönetimleri, alternatif sistemlere yöneliyor. Yenilikçi ve çevreci bir teknoloji olan GRP su depoları, bu noktada öne çıkan çözümler arasında yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılan bu sistemler, Türkiye’de de giderek daha fazla tercih ediliyor.”
“GRP DEPOLAR SUYUN YAPISINI KORUYOR, KAYIPLARI ÖNLÜYOR”
GRP su depolarının teknik avantajlarına da dikkat çeken Yağız, sözlerini şöyle sürdürdü:
“GRP su depolarını, yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC (Cam elyaf takviyeli kompozit) olarak adlandırılan özel bir malzeme ile üretiyoruz. Bu yapı sayesinde depolar yüksek mukavemet gösterirken, düşük ısı iletkenliği sayesinde aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından minimum düzeyde etkileniyor. Böylece hem sızıntıları önlüyoruz hem de suyun içerisinde yosun, mantar ve bakteri oluşumunu engelleyerek hijyenik yapının korunmasını sağlıyoruz.” dedi.
Gündem
Bakan Kurum, 2-8 Mart Kura Takvimini Açıkladı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi’nde 2 – 8 Mart haftasının kura programını paylaştı. Bakan Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona geliyoruz. Bugüne kadar 75 şehirde 331 bin 833 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’da kura heyecanı var. 71 bin 799 anahtarımızın daha sahiplerini belirleyecek, sevincini milletimizle paylaşacağız” mesajını verdi. Salı günü Ankara’da düzenlenecek kura çekim törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum katılacak. Cuma günü Hatay’ın kura çekim töreni de Bakan Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilecek.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’nın hayata geçirdiği Yüzyılın Konut Projesi’nin kura çekimlerinde 9 hafta geride kaldı. 29 Aralık 2025’te başlayan kura süreci, 27 Şubat Cuma Edirne, Denizli ve Osmaniye’deki kura çekimleriyle devam etti.
BUGÜNE KADAR 75 İLDE KURALAR ÇEKİLDİ
29 Aralık 2025- 1 Mart 2026 tarihleri arasında, Adıyaman, Şırnak, Hakkari, Siirt, Van, Mardin, Ağrı, Batman, Iğdır, Bitlis, Kars, Muş, Ardahan, Antalya, Bingöl, Tunceli, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Rize, Erzurum, Malatya, Erzincan, Şanlıurfa, Trabzon, Tokat, Amasya, Manisa, Sivas, Kastamonu, Aydın, Giresun, Kilis, Sinop, Niğde, Ordu, Aksaray, Karabük, Samsun, Nevşehir, Bartın, Elazığ, Kayseri, Zonguldak, Kırşehir, Düzce, Kahramanmaraş, Afyonkarahisar, Yalova, Kırıkkale, Yozgat, Kütahya, Bilecik, Çankırı, Bolu, Tekirdağ, Balıkesir, Kocaeli, Eskişehir, Karaman, Konya, Sakarya, Mersin, Kırklareli, Diyarbakır, Adana, Çanakkale, Gaziantep, Bursa, Uşak, Isparta, Burdur, Edirne, Denizli, Osmaniye’de kura çekimleri tamamlandı. Böylece 75 ilde toplam 331 bin 833 konutun hak sahipleri noter huzurunda belirlenmiş oldu.
BAKAN KURUM: KURA ÇEKİMLERİNDE SONA GELİYORUZ
Sosyal medya hesabından 2-8 Mart haftasının kura takvimini paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Yüzyılın Konut Projesi’nde kura çekimlerinde sona geliyoruz. Bugüne kadar 75 şehirde 331 bin 833 konutumuzun hak sahiplerini belirledik. Bu hafta Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’da kura heyecanı var. 71 bin 799 anahtarımızın daha sahiplerini belirleyecek, sevincini milletimizle paylaşacağız” mesajını verdi.
ANKARA’NIN KURA ÇEKİM TÖRENİ CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE
Salı günü Ankara’nın kura çekim töreni Cumhurbaşkanlığı Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Bakan Kurum’un katılımıyla gerçekleştirilecek. Kura töreninde Ankara’da 31 bin 73 konutun hak sahipleri belirlenecek. Bakan Kurum, cuma günü de Hatay’ın kura çekim törenine katılacak.
4 İLDE DAHA 71 BİN 799 KONUTUN DAHA HAK SAHİPLERİ BELİRLENECEK
2-8 Mart haftası takvimine göre; 3 Mart Salı Ankara’da 31 bin 73, 4 Mart Çarşamba Muğla’da 6 bin 417, 6 Mart Cuma İzmir’de 21 bin 20, Hatay’da 13 bin 289 konutun daha hak sahipleri belirlenecek. 2-8 Mart haftasında 4 ilde 71 bin 799 konutun daha hak sahipleri belirlenmiş olacak. Böylece 79 ilde 403 bin 632 konut için kura çekimi tamamlanmış olacak.






































