Gündem
Karla Mücadele Çalışmaları Sürüyor
Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kar yağışının yoğun olduğu Onikişubat, Afşin, Göksun, Ekinözü, Nurhak ve Andırın’da kar küreme, tuzlama ve solüsyon çalışmalarını sürdürüyor. Şehir merkezinde ise ekipler, olası kar yağışına karşı ana arter, cadde, bulvar ve sokaklarda konumlanmış durumda.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, şehir ve ilçe merkezleri ile kırsal mahallelerde etkisini gösteren kış şartlarıyla mücadele kapsamında çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipler tarafından, kar yağışının yoğun olduğu Onikişubat, Afşin, Ekinözü, Göksun, Nurhak ve Andırın’da kar küreme, tuzlama ve solüsyon uygulamaları gerçekleştiriliyor. Şehir merkezinde ise ekipler, olası kar yağışına karşı ana arter, cadde, bulvar ve sokaklarda konumlandı.
Ulaşıma Kapalı Yol Kalmayacak
Büyükşehir Belediyesi’nden çalışmalara ilişkin yapılan açıklamada, “Şehir genelinde tekrar etkisini gösteren kar yağışıyla mücadele kapsamında ekiplerimiz çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yoğun kar yağışının olduğu yüksek kesimlerde, ilçe merkezlerinde ve kırsal mahallelerde kar küreme çalışmaları devam ediyor. Yaya ve araç trafiğinde yaşanabilecek her türlü aksaklığın önüne geçmek için tüm araç ve personelimiz mesai mefhumu dinlemeksizin sahada olacak. Vatandaşlarımız kış şartlarıyla mücadele kapsamında taleplerini 112 Acil Çağrı Merkezi ve Alo 153 üzerinden Afet Koordinasyon Merkezi’ne ulaştırabilirler” ifadelerine yer verildi.
Şehrin Gözleri İş Başında
Ulaşım Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Kış şartlarıyla mücadele kapsamında Trafik Yönetim Merkezi personellerimiz, saha personellerimiz ve ilgili kurumlarla entegre bir şekilde hareket ediyor. Şehir merkezimizde ve ilçelerimizde bulunan kameralar sayesinde ana arterler anlık olarak takip ediliyor. Kameralara yansıyan her hangi bir olumsuzluk durumunda derhal saha personelleriyle irtibata geçilerek olaya anında müdahale ediliyor. Vatandaşlarımızın ulaşımda bir aksaklıkla karşılaşmaması için 7 gün 24 saat görevimizin başındayız” ifadeleri kullanıldı.
Gündem
Bir Öğretmenin Kahramanlık Hikayesi: Ayla Kara…
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan o menfur saldırı, yalnızca bir eğitim neferini değil; bir annenin şefkatini, bir eşin yoldaşlığını ve bir milletin vicdanını hedef aldı. Bugün geriye, yürekleri dağlayan bir hikâye ve asla unutulmayacak bir fedakârlık kaldı: Ayla Kara…
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan o menfur saldırı, yalnızca bir eğitim neferini değil; bir annenin şefkatini, bir eşin yoldaşlığını ve bir milletin vicdanını hedef aldı. Bugün geriye, yürekleri dağlayan bir hikâye ve asla unutulmayacak bir fedakârlık kaldı: Ayla Kara…
Ayla Öğretmen, sadece görevini yapan bir eğitimci değildi. O, öğrencilerini kendi evladı gibi gören, onların mutluluğunu kendi mutluluğu bilen, geleceği ilmek ilmek işleyen bir gönül insanıydı. Ve o gün, karanlığın en keskin anında, bir öğretmenin ne demek olduğunu herkese bir kez daha gösterdi. Kendi hayatını hiçe sayarak öğrencilerini korumak için kendini siper etti. Bu fedakârlık, sıradan bir vazife anlayışının ötesinde; inancımızda ve milletimizin vicdanında “şehadet” olarak karşılık bulan yüce bir mertebenin ifadesidir. Ayla öğretmen, görevini ifa ederken canını feda ederek şehadete yürümüştür.
Geride gözü yaşlı bir eş ve üç evlat bıraktı Ayla Öğretmen… En ağır yük de onların omuzlarında şimdi. Bir annenin yokluğu, hiçbir kelimenin dolduramayacağı bir boşluktur. Nitekim Perşembe günü Tekir Mahallesi’ndeki aile mezarlığında toprağa verilirken, çocuklarının “Anne… Anneciğim…” diye yükselen feryatları, yalnızca orada bulunan yüzlerce insanın değil, tüm bir toplumun yüreğine kor gibi düştü. O an, zaman durdu; gözyaşları konuştu, kelimeler sustu.
Cenaze namazında saf tutan yüzlerce insan, aslında bir öğretmeni değil; bir şehidi uğurladı. Bir değeri, bir adanmışlığı, bir insanlık örneğini omuzlarında taşıdı. Her bir omuz, onun fedakârlığına şahitlik etti. Her bir dua, onun tertemiz hatırasına yükseldi. Ve o kalabalık, bize bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Gerçek öğretmenler, yalnızca ders anlatmaz; gerektiğinde canını ortaya koyar ve bu uğurda şehadete yürür.
Bugün Ayla Öğretmen aramızda değil. Ama onun bıraktığı iz, yetiştirdiği öğrencilerde, dokunduğu hayatlarda ve en önemlisi de gösterdiği o tarifsiz cesarette yaşamaya devam edecek. O, bir mesleğin değil; bir vicdanın, bir merhametin ve bir adanmışlığın adı olarak hafızalara kazınmıştır.
Bu elim hadise, bizlere sadece derin bir acı bırakmamış; aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da omuzlarımıza yüklemiştir.
Buradan yetkililere açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:
Görevi başında, öğrencilerini korumak uğruna hayatını feda ederek şehadete kavuşan eğitim çalışanlarımızın, yasal olarak da “şehit” statüsünde değerlendirilmesi artık bir zaruret haline gelmiştir. Bu fedakârlığın karşılığı, yalnızca gönüllerde değil; hukuk nezdinde de teslim edilmelidir. Ayla Öğretmen gibi nice eğitim neferinin hatırasına ve geride bıraktıkları emanetlere karşı bu, millet olarak boynumuzun borcudur.
Ayla Öğretmen… Sen, öğrencilerin için canını feda eden bir şehit olarak bu milletin kalbinde yaşayacaksın. Geride bıraktığın emanetler, yalnızca ailene değil; bu ülkenin vicdanına emanet. Ve bizler, seni unutmayacağız.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun.
MEHMET ÇETİN
Gündem
5,2 Büyüklüğündeki Deprem, Kısa Süreli Paniğe Neden Oldu
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, saat 08.52’de merkez üssü Van’ın Tuşba ilçesi olan 5,2 büyüklüğünde bir sarsıntı kaydedildi. Depremin yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleştiği bildirildi.
Sarsıntı yalnızca Van ile sınırlı kalmadı; çevre iller olan Ağrı, Bitlis, Iğdır ve Hakkari’de de hissedildi. Depremi yaşayan birçok vatandaş, yaşadıkları anları sosyal medya üzerinden paylaşarak durumu duyurdu.
Ana depremin ardından saat 09.00 sıralarında 3,2 büyüklüğünde bir artçı sarsıntı daha meydana geldi.
Gündem
Su Kayıplarının Yüzde 35’i Altyapı Ve Depolama Sistemlerinden Kaynaklanıyor!
Türkiye’de suyun önemli bir bölümü, altyapı yetersizlikleri ve depolama sistemlerindeki sorunlar nedeniyle kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor; bu durum hem su kaynaklarını tehdit ediyor hem de sağlık ve yapı güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor.
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti.
Suyun yaşam alanlarımıza ulaşana kadar kalitesini ne ölçüde korunduğunu ve ne kadarının yolda kaybolduğunu bilmiyoruz. Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 35’i altyapı sorunları ve depolama sistemlerindeki yetersizlikler nedeniyle henüz kullanıcıya ulaşmadan kayba uğruyor. Üstelik bu kayıplar yalnızca bina içi tesisatlar ve depolarla sınırlı kalmıyor. Belediyeler ve su idareleri tarafından kullanılan betonarme su depolarında oluşan çatlaklar ve sızıntılar da ciddi miktarda su kaybına neden oluyor. Bu durum, hem ülke ekonomisi hem de sürdürülebilir su yönetimi açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.
SAĞLIK SORUNLARINA NEDEN OLUYOR
Betonarme depolarda oluşan mikro çatlaklar, aynı zamanda suyun dış etkenlerle temas etmesine yol açarak; bakteri, yosun ve diğer zararlı oluşumlar için uygun bir ortam hazırlıyor. Bu da mide ve bağırsak enfeksiyonlarından bağışıklık sistemi problemlerine kadar uzanan sağlık sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Öte yandan fark edilmeyen su kaçakları, binaların temelinde nem, küf ve zamanla yapısal hasar oluşmasına da neden olabiliyor.
SU KAYBOLUYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, YAPILAR ZARAR GÖRÜYOR
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Yağız, suyun güvenliği için yapılması gerekenlere dikkat çekti:
“Türkiye’de suyun önemli bir bölümü şebekeye verildikten sonra kayboluyor. Bu kayıplar yalnızca bina içindeki depolarda değil, belediyelerin kullandığı betonarme su depolarında da meydana geliyor. Depremler nedeniyle statik taşıyıcılığını kaybeden betonarme su depolarında zamanla çatlama ve sızdırma problemleri oluşabiliyor. Bu durum su kaybının yanı sıra binalarda yapısal hasar oluşmasına ve suyun dış etkenlere açık hale gelmesine neden oluyor.
BELEDİYELER YENİ NESİL ÇÖZÜMLERE YÖNELİYOR
Geleneksel depolama yöntemlerinin yarattığı bu sorunları ortadan kaldırmak amacıyla belediyeler, su ve kanalizasyon idareleri ile apartman ve site yönetimleri, alternatif sistemlere yöneliyor. Yenilikçi ve çevreci bir teknoloji olan GRP su depoları, bu noktada öne çıkan çözümler arasında yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılan bu sistemler, Türkiye’de de giderek daha fazla tercih ediliyor.”
“GRP DEPOLAR SUYUN YAPISINI KORUYOR, KAYIPLARI ÖNLÜYOR”
GRP su depolarının teknik avantajlarına da dikkat çeken Yağız, sözlerini şöyle sürdürdü:
“GRP su depolarını, yüksek mühendislik malzemesi olarak tanımlanan ve SMC (Cam elyaf takviyeli kompozit) olarak adlandırılan özel bir malzeme ile üretiyoruz. Bu yapı sayesinde depolar yüksek mukavemet gösterirken, düşük ısı iletkenliği sayesinde aşırı sıcak ve soğuk hava koşullarından minimum düzeyde etkileniyor. Böylece hem sızıntıları önlüyoruz hem de suyun içerisinde yosun, mantar ve bakteri oluşumunu engelleyerek hijyenik yapının korunmasını sağlıyoruz.” dedi.
-
Sağlık25/04/2026 02:07Nedeni Bilinmeyen Diz Ağrılarının Altından ‘Lipödem’ Çıkabilir!
-
Kahramanmaraş24/04/2026 19:58Sürücülerin Dikkatine!
-
Kahramanmaraş30/04/2026 20:35Kahramanmaraş’ın Yeni Nesil Gençlik ve Spor Kompleksi Hızla Yükseliyor
-
Kahramanmaraş30/04/2026 20:30Bertiz’de Kabarcık Üzümüne Doğal Koruma Hamlesi
-
Kahramanmaraş30/04/2026 19:39Çınaraltı Sosyal Tesisleri’nde Son Hazırlıklar Yapılıyor
-
Kahramanmaraş30/04/2026 16:41Başkan Toptaş’tan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Mesajı
-
Spor30/04/2026 19:45Kahramanmaraş İstiklalspor’un TFF 1. Lig Umudu Rövanş Maçına Kaldı
-
Ekonomi28/04/2026 20:57KMTSO Başkanı Buluntu: “Kahramanmaraş Üretmeye Devam Ediyor”
