Siyaset
Arıkan, “Önce Depremin Yaralarını Saracağız!”
Kahramanmaraş İttifakı Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Zeynep Özbaş Arıkan, 31 Mart seçimlerini kazanmaları durumunda önce depremin yaralarını hızlı bir şekilde saracaklarını akabinde Kahramanmaraş sınırları içinde yaşayan herkesin en iyi hizmeti alması için çalışacaklarını söyledi.
Arıkan, Kahramanmaraş İttifakı’nın paydaşı Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Pazarcık’ta düzenlediği Aday Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. Depremin üzerinden 13 ay gibi uzun bir süre geçmesine rağmen depremin yaralarının hala sarılmadığını ve onbinlerce vatandaşın mağduriyet içinde sorunlarına çözüm aradığını belirten Arıkan, depremin merkez üssü olarak dünya literatürüne geçen Pazarcık’ın 13 aydır hizmet alamamasının bedelini vatandaşa ödetmeyeceklerini dile getirdi.
“PAZARCIK, NE KADAR HİZMET ALABİLDİ? NEREDEYSE HİÇ!”
Arıkan, “Pazarcık’a en son CHP Genel Başkanımız sayın Özgür Özel ile birlikte 6 Şubat’ın 1’inci yıldönümünde geldik. Pazarcıklı hemşehrilerimiz o ziyaretimizde de bizleri yalnız bırakmadı bu ziyaretimizde de! Şimdi sizlere Pazarcık ile diğer ilçelerimizle Kahramanmaraş ile çok daha güzel çok daha mega projeler sunmak isterdim. Ama depremin üzerinden henüz 13 ay geçti. O günleri çok büyük acılarla hatırlıyoruz. Bu nedenle biz, önce depremin yaralarını saracağız. Önce Pazarcık’ı ayağa kaldırmamız lazım. Önce Kahramanmaraş’ı ayağa kaldırmamız lazım. Sonrasında inşallah Kahramanmaraş’ı hak ettiğimiz değerleri görebileceğimiz, en insanca yaşayacağımız hale getireceğiz. Geçtiğimiz 13 ay içinde mevcut idareciler, Pazarcık’ın yaralarını ne kadar sardı? Pazarcık, ne kadar hizmet alabildi? Neredeyse hiç! Bu çok acı, çok üzücü! Biz aynı sıkıntıyı maalesef diğer ilçelerimizde de Kahramanmaraş’ta da yaşıyoruz. Dün, Çevre ve Şehircilik Bakanımız buradaydı. Soruyorum: Ne vaat etti? Sizin sorunlarınızla ilgili ne çözüm üretti? Hiçbir çözüm sunmadı” dedi
“MEMNUN DEĞİLSENİZ MECBUR DEĞİLSİNİZ”
31 Mart seçimlerinin vatandaşın istediği büyük değişimi yaşamak için önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Arıkan, şöyle konuştu: “Şimdi seçmeni, bizden değilseniz hizmet alamazsınız, diye tehdit ediyorlar. Kendilerinden olanlar ne kadar hizmet aldı? Pazarcık’ın da Kahramanmaraş’ın da bir an önce ayağa kalkabilmesi için çok büyük bir değişiklik, çok büyük bir değişim yapmak lazım. Bu değişimi yapmak için de en büyük fırsat 31 Mart 2024 yerel seçimleri. Onun için ben sizden 1’er oy değil en az 5 oy, 10 oy getirmenizi istiyorum. Bu değişimi bu defa yakalayamazsak Kahramanmaraş 5 yıl daha hizmet alabilme hayali kurmaya devam edecek. Burada Fatih’te, Cengiz Topel’de yıkımı yaşayan merkez üssü Pazarcık olarak dünya literatürüne geçtiği bir yerde 13 aydır hizmet alamamanın bedelini bizler artık ödemek istemiyoruz. Kahramanmaraş’ın tüm ilçelerinde vatandaşlarımız en iyi hizmeti almayı hak ediyor. Biz, mesafe gözetmeksizin, ayrım yapmaksızın Kahramanmaraş sınırları içerisinde yaşayan herkesin en iyi hizmeti almasını sağlamaya çalışacağız. Buradan bunun sözünü veriyoruz. Sizden de büyükşehirde bana, ilçelerde de adaylarımıza destek vermenizi istiyoruz. Bizim; memnun değilseniz mecbur değilsiniz, diye çok yoğun kullandığımız bir sloganımız var. Hiçbir şeye mecbur değiliz.”



Siyaset
AK Parti Kahramanmaraş Heyeti İçişleri Bakanı Çiftçi ile Bir Araya Geldi
66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleriyle birlikte Ankara’da İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi ziyaret eden Başkan Görgel, “Kahramanmaraş’ımızı daha dirençli, daha modern ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için tüm kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışıyoruz” dedi.

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak için gittiği Ankara’da İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile bir araya geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleşen ziyarette; 66. Hükümet Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri Ömer Oruç Bilal Debgici, Mevlüt Kurt ve Mehmet Şahin ile Andırın Belediye Başkanı Ahmet Sinan Gökşen de yer aldı. Gerçekleştirilen görüşmede, Kahramanmaraş’ta deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma süreci kapsamlı şekilde değerlendirildi. Özellikle altyapıdan üstyapıya, konut projelerinden sosyal donatı alanlarına kadar geniş bir yelpazede devam eden çalışmaların son durumu ele alındı. Toplantıda ayrıca, şehir genelinde planlanan yeni yatırımlar ve projeler de gündeme geldi. Ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, çevre düzenlemeleri ve sosyal yaşam alanlarının artırılmasına yönelik projeler üzerinde istişarelerde bulunuldu. Merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekilirken, Kahramanmaraş’ın daha dirençli ve yaşanabilir bir şehir haline getirilmesi için atılacak adımlar değerlendirildi.
Çalışmalarımızı Kararlılıkla Sürdürüyoruz
Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, “Şehrimizin yeniden inşa ve ihya sürecini en güçlü şekilde sürdürebilmek adına Ankara’da yoğun bir temas trafiği yürütüyoruz. İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, Kahramanmaraş’ımızda devam eden çalışmaların son durumunu kapsamlı şekilde değerlendirme fırsatı bulduk. Aynı zamanda planladığımız yeni projeleri de istişare ederek sürecin daha hızlı ve etkin ilerlemesine yönelik önemli adımlar attık. Kahramanmaraş’ımızı daha dirençli, daha modern ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için tüm kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Siyaset
Yeniden Refah Kahramanmaraş’ta Kenetlendi: Hedef Daha Güçlü Teşkilat
Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş İl Divan Toplantısı, “İş Başa Düştü” temasıyla geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda, yerel yönetim çalışmaları ve teşkilatın gelecek hedefleri ele alınırken birlik ve şeffaf yönetim vurgusu öne çıktı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı ile başlayan programa; Yeniden Refah Partisi Kahramanmaraş İl Başkanı Muhammed Aydoğar’ın yanı sıra Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, Türkoğlu Belediye Başkanı Mehmet Karaca, Göksun Belediye Başkanı Selim Cüce, ilçe başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları üyeleri ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.
İL TEŞKİLATINDAN BİRLİK MESAJI
Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Teşkilat Başkanı Murat Kozalak, teşkilat içinde güçlü bir ekip ruhu oluştuğunu belirterek birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Kozalak, sahada aktif ve koordineli bir çalışma yürütüldüğünü ifade ederek toplantının hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.
AYDOĞAR: “31 MART RUHUYLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
İl Başkanı Muhammed Aydoğar, 31 Mart seçimlerinin yıl dönümüne dikkat çekerek elde edilen başarının teşkilatın kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi. Aydoğar, “O gün yakalanan başarı, bugün daha büyük hedeflere ulaşmamız için yol gösteriyor” dedi.
Teşkilatın tüm kademeleriyle güçlü bir yapı oluşturduğunu belirten Aydoğar, hedeflerinin yalnızca yerel başarılarla sınırlı olmadığını, ülke genelinde daha etkili bir teşkilat yapısı kurmayı amaçladıklarını ifade etti.
AKPINAR: “ŞEFFAF VE HESAP VEREBİLİR YÖNETİM”
Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar, göreve geldikleri günden bu yana şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı benimsediklerini söyledi.
Gösterişten uzak bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Akpınar, israfı önlediklerini, vatandaşlarla doğrudan iletişim kurduklarını ve düzenli mahalle toplantılarıyla talepleri yerinde dinlediklerini ifade etti.
KARACA: “SINIRLI İMKÂNLARLA ÖNEMLİ İŞLER BAŞARDIK”
Türkoğlu Belediye Başkanı Mehmet Karaca, zorlu şartlara rağmen hizmet üretmeye devam ettiklerini belirtti. Disiplinli bir mali yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini ifade eden Karaca, kamu kaynaklarını etkin kullandıklarını ve gereksiz harcamalardan kaçındıklarını söyledi.
CÜCE: “VATANDAŞIMIZA MAHCUP OLMAMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Göksun Belediye Başkanı Selim Cüce ise teşkilatın sahadaki desteğinin önemine dikkat çekerek, vatandaşların beklentilerini karşılamak için yoğun çaba gösterdiklerini dile getirdi. Cüce, hizmetlerde şeffaflık ve samimiyet ilkesinden taviz vermediklerini belirtti.
ÖZTEKİN: “BİRLİK VE ORTAK AKIL ŞART”
Toplantının onur konuğu Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, yerel yönetimlerde başarının ortak akıl ve ekip çalışmasıyla mümkün olduğunu vurguladı.
Öztekin, “Başarı için fikir, söylem ve eylem birliği şarttır. Milletimizin gönlündeki karşılığı icraatla güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı. Toplantı, teşkilat içi değerlendirmelerin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Siyaset
Yavuz Ağıralioğlu: Memleketin Gündemine Odaklıyız
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ı ziyaretinde yaptığı açıklamada, “İktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız” dedi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’a nezaket ziyaretinde bulundu. Ağıralioğlu’na parti heyetinde Genel Sekreter Nihal Ağca, Toplumsal Politikalar Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zeki İşcan, Kültür&Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Muhammed Hakan Tanrıöver, Çevre, Şehircilik, Afet ve Su Politikaları Başkanı Emine Küçükali Gürkök ile AR-GE ve Parti İçi Eğitim Okulu Başkanı Prof. Dr. Özcan Güngör eşlik etti.
“İSTİŞARE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ…”
Ziyaret sonrası yapılan basın toplantısında, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu özetle şunları söyledi:
“Samimi şekilde bir araya gelmeye ve istişare etmeye devam edeceğiz. Milletin sahipsiz, dertlerinin çözümsüz olmadığını, bu şartlardan çok daha iyi şartlarda yaşamanın mümkün olduğunu; Türkiye’nin doğru yönetildiğinde yalnızca 85 milyona değil, 850 milyona dahi yetebilecek potansiyele sahip bulunduğunu hem göstereceğiz hem de milletimizin umutlarını diri tutarak temsil edeceğiz inşallah. Verimli bir ziyaret ve verimli bir istişare oldu. Ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum.
Ülkenin acil sorunları nelerdir, hangi meseleler daha önemlidir, hangileri duyurulmalı, hangileri daha çok gündeme getirilmelidir, memleketin ve milletin gerçek gündemini konuşan siyasetin hayata geçirilmesi nasıl sağlanabilir… Bunları istişare ettik. Çünkü Türkiye’de siyasetin bir gündemi var, bir de milletin gündemi var. Türkiye’de siyasetin konuşulmasını istediği bir gündem var; milletin ise konuşulması elzem olan bir gündemi var.
SİYASİ BÜNYE YAŞLANDI, YIPRANDI…
Dolayısıyla biz muhalefet partileriyiz. Millet içiniz, milletin dertlerine derman olmak içiniz. İktidar bu kadar uzun süre görevde kaldığı için siyasi bünyenin yaşlandığını ve yıprandığını düşünüyoruz. Bu nedenle iktidarın duyamadığı, göremediği, anlayamadığı ve çözemediği ne kadar sorun varsa, bunları yeni bir enerji ve yeni bir sorumluluk anlayışıyla çözmek; dertleri bitirip ülkemizi daha güçlü bir geleceğe taşımak için yollardayız, gayret ediyoruz. Bu yüzden memleketin gündemine odaklıyız. Milletin konuşulmasını istediği sorunların ve duyulmasını arzu ettiği dertlerin dile getirilebildiği, çözülebilecek olanların çözüldüğü; çözülemiyorsa yönetimin devredilebildiği ya da devralınabildiği bir siyasal eşikte duruyoruz.”
BAKAN DEĞİŞİKLİKLERİ HAYIRLI OLSUN…
Ağıralioğlu, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı atamalarına yönelik gelen soruya ise yanıtı verdi:
“Memleketimiz için hayırlı olmasını temenni ederiz. Görev yapan arkadaşlar ellerinden geldiğince mücadele ettiler; kendilerine emekleri için teşekkür ederiz. Ancak bundan sonra söyleyeceklerimiz siyasi değerlendirmelerimizle ilgilidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yargıyı siyasallaştırdığı ve yargının siyasetin gölgesinde kaldığı yönünde eleştirilere konu olmaktadır. İktidar partisinin HSK ve Anayasa Mahkemesi üzerindeki hakimiyetinin, partili cumhurbaşkanlığı modeliyle birleşmesi sonucunda yargının siyasetin tesiri altında karar vermek zorunda kaldığı yönünde tenkitler yapılmaktadır. Bizim bu konuda kuvvetler ayrılığına dair bir hassasiyetimiz vardır.
“SÜREKLİ ELEŞTİRMEKTEN YORULDUK”
Sürekli eleştirmekten yorulduk. Hakkımızda pek çok dava açıldı, bu davalar kamuoyunda tartışıldı. ‘Bu adil mi’ denildi. ‘Mahkeme kararlarına saygılı olun’ denildi. Hükümet, siyasi vizyonunun hilafına çıkan kararlarda Anayasa Mahkemesi’ni dahi sorgulayabildi. Bunların hepsi gözümüzün önünde oldu. Bu nedenle özellikle adli bürokraside görev yapanların, emeklilik ya da görevden ayrılma sonrasında belli bir süre siyasete girmelerinin önünün kapatılması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin yedi yıl gibi bir süre öngörülebilir. Emekli olan ya da görevinden ayrılan bir adalet bürokratının, en az bir seçim dönemi geçmeden siyasi pozisyon almaması gerekir.
“ÇÖZÜM; CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ’NİN DEĞİŞTİRİLMESİDİR”
Bazı mesleklerde siyasete geçişlerin belirli bir süre sınırlandırılması gerekir. Aksi halde verilen kararların bir ödül ya da mükafat beklentisiyle ilişkilendirilebileceği düşüncesi ortaya çıkabilir. Yargının töhmet altında kalmaması için bu alana bir sınırlama getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yargı ile siyaset arasındaki bu geçişkenlik, devlete ve adalet duygusuna olan güveni azaltabilecek bir ilkesizlik alanı oluşturmaktadır. Meseleyi ilkesel zeminde ele almayı tercih ediyorum. Bunun önüne geçecek düzenlemeler yapılmalıdır. Sorunun köklü çözümü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değiştirilmesidir.
Bu sistemin, Türk toplumunun adalet ihtiyacını ve kurumsal kapasitemizin verimliliğini karşılayamadığını düşünüyoruz. Ancak bu değişiklik yapılmasa dahi, en azından bu konuya ilişkin süre sınırlamasının getirilmesi gerekir. Verilen kararların objektifliği konusunda şüphe oluşmaması ve adalet mekanizmasının töhmet altında kalmaması için bu adım atılmalıdır. Siyaseti ve siyasetçiye olan güveni de aşındırabilecek bu alan kapatılmalıdır.
“MÜLKİYEYE DAİR BİR AİDİYET HİSSİ TAŞIRIZ”
İçişleri Bakanlığı için de hayırlı olmasını temenni ederim. Hususi özel bir itirazım yoktur. Ancak mülki idarede içeriden yapılan atamaların, kurum içi hiyerarşiyi zedeleyebileceğini düşünüyorum. Ben bir Mekteb-i Mülkiye mezunuyum ve mülkiyeye dair bir aidiyet hissi taşırız. Bununla birlikte, bu kurumların siyasete daha açık olması gerektiğini düşünüyorum. Devleti ve kurumları bilen, işleyişe hâkim kişilerin görevlendirilmesi önemlidir. İçeriden yapılan atamaların, kurum içindeki hiyerarşiyi ve kurumsal yapıyı zedeleme riski vardır. Yeni görev alanlara muvaffakiyet dilerim; inşallah hayırlı hizmetler yaparlar. Ancak devleti, adaleti, mülki idareyi ve devletin kurumsal kapasitesini korumak; siyaseti ve siyaset kurumunu aşırı kazanma hırsından muhafaza etmek gibi sorumluluklarımız vardır. Sistemler de bunun için vardır. Mevcut sistem ise bu endişelere konu olacak ölçüde aksaklıklar barındırmaktadır.”






































